ForumTayfa  

Go Back   ForumTayfa > Her Telden > İslam ve İnsan > Peygamberimiz (Sav)

Peygamberimiz (Sav) Son peygamber Hz.Muhammed (sav) ile ilgili herşey

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01.04.09, 20:03   #1 (permalink)
Süper Tayfa
 
Layd e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: Aug 2008
Mesaj Sayısı: 8.724
Konu Sayısı: 1292
Takım: Fenerbahçe
Rep Gücü: 776549
Rep Puanı: 77652974
Rep Derecesi : Layd e 0-10000000Layd e 0-10000000Layd e 0-10000000Layd e 0-10000000Layd e 0-10000000Layd e 0-10000000Layd e 0-10000000Layd e 0-10000000Layd e 0-10000000Layd e 0-10000000Layd e 0-10000000
Ruh Hali:

Standart Peygamber Efendimiz(s.a.v.)in İlime Verdiği Önem.




“De ki: Ey Rabbim! İlmimi artır!”
Tâhâ 20/114


İlim kısaca bilmek demektir. “Gerçeğe ve vakıaya uygun düşen bilgi ve kanaat; bir şeyi olduğu gibi idrak etmek” diye de târif edilmiştir. Zıddı ise cehâlettir.

İslâm dini ilme ve ilim tahsiline böylece zihin ve kalp âlemini tenvîre büyük ehemmiyet verir. Cehâleti ve karanlıkları ortadan kaldırmayı hedefler. Allâh Teâlâ ilk vahyettiği âyetlerde Resûlü'ne ve onun şahsında bütün insanlara okumayı ve öğrenmeyi şöyle emretmektedir:

“Yaratan Rabbinin adıyla oku! O insanı bir alaktan (rahim duvarına tutunmuş asılı bir hücreden) yarattı. Oku Rabbin en büyük kerem sahibidir. O kalemle öğretendir. İnsana bilmediği şeyleri O öğretti.” (el-Alak 96/1-5)

“Oku!” emrinin ilk olarak inen âyetlerin içinde iki kez tekrar edilmesi İslâm'ın ilme ilim öğrenmeye ve öğretmeye verdiği ehemmiyeti gösterir. Bu âyetlerde ilmi öğretenin esasen ALLAH (c.c.) Teâlâ olduğu bildirilerek insana: “Rabbinin adını zikret indirdiği âyetleri O'nun adına ve rızasına uygun olarak oku engin mânalarını anla kendini oku kâinâtı oku ve ma'rifet-i ilâhîye ererek ihsan derecesinde bir kulluk hayatı yaşa!” telkininde bulunulmaktadır.

Cenâb-ı Hak Peygamber Efendimiz'i ilminin artması için duâya teşvik ederek:

“De ki: Ey Rabbim! İlmimi artır!” (Tâhâ 20/114) buyurmuştur. Bu mânada Peygamber Efendimiz; “ALLAH (c.c.)'a yaklaştıracak bir ilim öğrenmeksizin geçen günde benim için hayır yoktur.” (Ali el-Müttaki X 136) sözüyle bu emre icabet ettiğini göstermiştir. Çünkü ilim bitip tükenmeyen bir hazine olup yalnızca sahibine değil diğer insanlara ve hatta bütün canlılara da fayda verir. Zira hak ile bâtılı ayırmanın en önemli vasıtası ilimdir. İlmin artması insana yük değil aksine onu yücelten bir fazilettir. Bu mânada insanın ilmi arttıkça tevâzuu da artar; lüzumsuz düşünce havatır ve vesveselerden kurtulur; gerçeği anlar ve elinden geldiğince iyi bir insan olmaya gayret gösterir. ALLAH (c.c.) Teâlâ ilim ile meşgul olan ve öğrendiklerinin gereğini yerine getiren âlimleri üstün derecelere ve makamlara kavuşturacağı husûsunda:

“ALLAH (c.c.) içinizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir.” buyurmaktadır. (el-Mücâdele 58/11)

Resûl-i Ekrem Efendimiz de hadis-i şeriflerinde âlimleri şöyle medhetmektedir:

“ALLAH (c.c.) hakkında hayır murâd ettiği kimseyi dinde ince anlayış sâhibi kılar.” (Buhârî İlim 10; Müslim İmâre 175)

“Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece ALLAH (c.c.)'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle ilim öğreten âlim ve öğrenmek isteyen talebe bundan müstesnadır.” (Tirmizî Zühd 14)

İnsanın öğrendiği ilmi başkalarına öğretmesi en büyük infak ve hayırlardan biridir. Meselâ talebe yetiştirmek kitap yazmak ve yayımlamak günümüzün modern imkânlarından faydalanarak ilmini kendisinden sonraki nesillere intikal ettirmek hadis-i şerifte belirtildiği üzere kişinin amel defterinin kapanmamasına ve sevabının devamlı olmasına vesile olacak sâlih ameller zümresindendir. (Müslim Vasiyyet 14)

Safvan bin Assâl -radıyallâhu anh- bir gün mescidde bulunan Peygamber Efendimiz'in yanına gider ve:

– Yâ Resûlallâh ilim öğrenmek için geldim der.

Efendimiz:

“ – İlim öğrenmek isteyene merhaba! Melekler ilme olan sevgilerinden ötürü kanatlarıyla ilim tâlibinin çevresinde birinci kat semâya kadar halka oluştururlar.” buyurur. (Heysemî I 131)

Resûl-i Ekrem Efendimiz bizleri daha samimi bir şekilde ilme talip olmaya teşvik için şöyle buyurmaktadır:

“Kim ilim tahsiline yönelirse ALLAH (c.c.) o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır. Melekler yaptığından hoşnut oldukları için ilim öğrenmek isteyen kimsenin üzerine kanatlarını gererler. Göklerde ve yerde bulunanlar hatta suyun içindeki balıklar bile âlim için ALLAH (c.c.)'tan mağfiret dilerler. Âlimin âbide karşı üstünlüğü ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Şüphesiz ki âlimler peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler altın ve gümüş miras bırakmazlar; sadece ilmi miras bırakırlar. O mirası alan kimse bol nasip ve kısmet almış olur.” (Ebû Dâvûd İlim 1; Tirmizî İlim 19)

Kur'an-ı Kerim ilmin insana müspet vasıflar kazandıran onu ALLAH (c.c.)'a karşı daha şuurlu hâle getiren bir keyfiyete sâhip olduğunu haber vermektedir. “De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (ez-Zümer 39/9) âyet-i kerimesini siyâk ve sibâk (öncesi ve sonrası) itibariyle tetkik ettiğimizde bu hakîkat bütün açıklığıyla ortaya çıkacaktır.

Bu âyetin yer aldığı Zümer suresinin başında “Dini ancak ALLAH (c.c.)'a hâlis kılarak O'na kullukta bulunmak”tan bahsedilir. Daha sonra göklerin ve yerin yaratılışı gece ile gündüzün peşpeşe gelişi güneş ve ayın belli bir yörüngede akıp gitmeleri insanın yaratılışı gibi ALLAH (c.c.)'ın varlığını gösteren ve üzerinde tefekkür edildikçe insanı marifetullaha eriştiren kevnî âyetlere yer verilir. Ardından marifetullah ve ALLAH (c.c.)'a kulluk hususunda insanların durumu beyan edilmekte ve “âlim” ile “câhil”in vasıfları sayılmaktadır. Yüce Rabbimiz şöyle buyurur:

“İnsana bir zarar dokunduğunda samîmî bir şekilde Rabbine yönelerek duâ eder. Sonra ALLAH (c.c.) katından ona bir nimet verdiğinde daha önce Rabbine duâ etmekte olduğunu unutur da (insanları) O'nun yolundan saptırmak için ALLAH (c.c.)'a ortaklar koşar. De ki: Küfrünle biraz eğlenedur. Çünkü sen cehennem ehlindensin!

Gece saatlerinde secde ederek ve ayakta durarak ibâdet eden âhiret azabından sakınan ve Rabbinin rahmetini arzulayan kimse hiç (az önce zikri geçen kimse) gibi olur mu?

De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak selim akıl sahipleri ibret ve öğüt alır.” (ez-Zümer 39/8-9)

Bu âyet-i kerimelerde:

1) Küfür ve nankörlük

2) Sâdece başı dara düştüğü zaman ALLAH (c.c.)'a yalvarmak

3) Rahata erdiği zaman kulluk ve yakarışı terketmek

4) İnsanları ALLAH (c.c.) yolundan saptırmak için O'na ortaklar koşmak gibi menfî durumlar cehâletin ve bilgiden nasipsizliğin tezâhürleri olarak bildirilmiştir.

Diğer taraftan:

1) Geceleri secde ve kıyâm hâlinde samîmi olarak kulluğa devam etmek

2) ALLAH (c.c.) Teâlâ'nın âhiretteki hesap ve azabından korkup O'ndan sakınmak

3) Rahmeti sonsuz olan Rabbinin merhametini ümit etmek gibi güzel hasletler de hakiki ilmin tezâhürleri olarak takdim edilmiştir. Bu vasıflara sahip olanlar okuma yazma bilmeseler de âlimdirler zira insanın kurtuluşu ilimle amel etmeye bağlıdır.1

Birbirine zıt iki karaktere sahip bu insanlar mukayese edildikten sonra birinci gruptakiler “bilmeyenler” ikinci gruptakiler ise “bilenler” olarak tavsif edilir. Daha sonra da bunların birbirine müsâvî olmadığı ilân edilir. “Bilenler” sınıfına dâhil olabilmenin yolları ise devam eden âyette (ez-Zümer 39/10) şöyle dile getirilir:

1) Dâima ALLAH (c.c.)'ın murakabesinde takvâ üzere bir hayat yaşamak

2) İhsân sâhibi olmak

3) Dini muhafaza için gerekirse hicret etmek

4) Dinin yaşanması ve tebliği hususunda karşılaşılan meşakkatlere sabretmek.

Bütün bu âyetlerden anlaşıldığı üzere gerçek ilim marifettir; hakikati kavramaktır. Bu ilim insanın basiret ve firasetini açarak kâinatta var olan değişmez gerçeklerle irtibat kurmasını sağlar. Başka bir ifadeyle eserden müessire götürür. Bir ilim dalı kişiyi Hâkim-i Mutlak olan ALLAH (c.c.)'a götürüyorsa hakikî ilim sayılır. Aksi takdirde zihni dolduran fakat kâinatın hakîkatlerine ulaştırmayan kopuk ve mücerred bilgiler Kur'an'ın tarifine göre ilim değildir.2

Kâinattaki fizikî kanunlarla ve müspet ilimlerle meşguliyet de böyledir. Bunlar insanı marifet-i ilahiyeye ulaştırmak için birer vasıta olmalıdır. Aksi takdirde bunlar da perde olmaktan öteye geçemezler. Bunun yanında ALLAH (c.c.)'ın emirlerini göz ardı ederek dünyevî rahat ve zevkleri için çalışıp “Benim yaptığım ALLAH (c.c.)'ın emridir.” diyenler ilim öğreniyoruz diye meşru ve müsait olmayan ortamlarda okuyanlar üstelik işledikleri fücur ve isyana âyet ve hadisleri de delil gösterenler sonunda hatalarını anlayacaklardır.

Zâhiren kişinin bilgisi artıyor fakat manevî hallerinde bir terakki görülmüyorsa; burada tehlikeli bir durum var demektir. Hâlbuki insanın ilmi arttıkça ALLAH (c.c.) Teâlâ'ya olan takvası saygısı ve haşyeti de artmalıdır. Hakiki âlimler Cenâb-ı Hakk'ı nasıl bilip tanımak gerekirse öylece bilirler. Gönüllerinde ALLAH (c.c.)'a sonsuz ta'zîm ve muhabbet hisleri taşırlar. Âyet-i kerimede:

“ALLAH (c.c.)'tan kulları içinde ancak âlimler (hakkıyla) korkar.” buyrulmaktadır. (el-Fâtır 35/28)

Peygamber Efendimiz de:

“Sizin ALLAH (c.c.)'tan en çok korkanınız ve en fazla takvâ sahibi olanınız benim . ” buyurmaktadır. (Buhârî Nikâh 1; Müslim Sıyâm 74)

Bütün bunlarla birlikte insanoğlunun ilmi ALLAH (c.c.)'ın ilmi yanında pek azdır. Nitekim Cenâb-ı Hak:

“Size ancak az bir ilim verilmiştir...” buyurmaktadır. (el-İsrâ 17/85) Ancak verilen bu az ilimle amel edilip takvâya vâsıl olunabilirse Allâh'ın lütuf ve ihsânıyla kul ârif hâle gelir. Böylece mârifetten yâni Allâh'ı hakkıyla ta****nıyabilmekten hisse almaya başlar ve ona esrâr-ı ilâhî açılır. Âyet-i kerîmede:

“Allâh'tan ittikâ edin ki Allâh size (ihtiyâcınız olan şeyleri) öğretsin.” (el-Bakara 2/282) buyrulur.3 Ha****dîs-i şe****rîf****te de bu mânayı teyiden:

“Öğ****ren****dik****le****riy****le amel ede****ne Al****lâh Te****âlâ bil****me****dik****le****ri****ni öğ****re****tir.” bu****y****rul****muş****tur. (Ebû Nu****aym X 15)

Fahr-i Kâinât Efendimiz faydalı ilmi teşvik ederken faydasız ilimden de ALLAH (c.c.)'a sığınmış ve ashabını bundan sakındırmıştır. Onları ilim ve hâl bakımından en faydalı olana yönlendirmiştir. Peygamber Efendimiz bir muallim olarak ashabına lüzumlu bilgileri öğretmesinin yanında onun terbiye ve tezkiye gibi mühim bir vazifesi daha vardır.


__________________
PG ''22.o7.2oo9'' [SENİNLE BAŞLADIM٠•●♥BİTSİN SENİNLE]
Seyirlik değil ÖMÜRlük Olsun İnşAllah sevdamız...
İnşAllah derse yakaran,inşa eder Yaradan.
Layd e isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atatürk'ün Bilime Verdiği Önem tekelioğlu Genel Tarih ve İnkılap Tarihi 0 20.10.08 20:39
Atatürk'ün Geometriye verdiği önem tekelioğlu Matematik-Geometri 0 06.10.08 18:45
peygamber efendimiz By^tNc Peygamberimiz (Sav) 0 22.08.08 03:14
Atatürk'ün sanata ve sanatçıya verdiği önem Dr.TaKa Diğer Ödev Konuları 0 04.01.08 14:55
Atatürkün sanata ve sanatçıya verdiği önem Atlas Atatürk 0 09.12.07 16:52


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:00.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.0.6 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2020 DragonByte Technologies Ltd.
ForumTayfa

Arşiv: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 16 22 23 24 25 26 27 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 95 96 97 98 99 100 102 103 104 105 106 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 167 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271


ForumTayfa - Link Değişimi
Telinka İletişim | Voip Ürünleri | Link Değişimine Katılın |

Sitemiz bir forum sitesi olduğundan dolayı, kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. ForumTayfa Yöneticileri mesajları itina ile kontrol etse de, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız [email protected] email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.

Any member of our web site has the right of adding comments instantly without getting permisson due to the forum structure of our site basis. Althought, our site modarators check comments with care, all the responsibilities sourced from these comments directly belong to the members. If you still find any illegal content in our site ( A.buse, H.arassment, S.camming, H.acking, W.arez, C.rack, D.ivx, Mp.3 or any Illegal Activity ), please report us via [email protected] .Your reports will be evaluated as soon as the arrival of your e-mail.