ForumTayfa  

Go Back   ForumTayfa > Her Telden > İslam ve İnsan > Peygamberimiz (Sav)

Peygamberimiz (Sav) Son peygamber Hz.Muhammed (sav) ile ilgili herşey

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01.07.07, 23:51   #1 (permalink)
Tek Aşk Beşiktaş-k
 
kartal-GOL-GOL-GOL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: Jun 2007
Nereden: beşiktaşın arka sokaklarından
Mesaj Sayısı: 1.722
Konu Sayısı: 249
Takım: Beşiktaş
Rep Gücü: 3908
Rep Puanı: 389400
Rep Derecesi : kartal-GOL-GOL-GOL 0-500000kartal-GOL-GOL-GOL 0-500000kartal-GOL-GOL-GOL 0-500000kartal-GOL-GOL-GOL 0-500000kartal-GOL-GOL-GOL 0-500000kartal-GOL-GOL-GOL 0-500000kartal-GOL-GOL-GOL 0-500000kartal-GOL-GOL-GOL 0-500000kartal-GOL-GOL-GOL 0-500000kartal-GOL-GOL-GOL 0-500000kartal-GOL-GOL-GOL 0-500000
Ruh Hali:

Standart Bİr İnsan Olarak Hz. Muhammed(sav)'İn ÖnderlİĞİ




ÖNDER

Amerikalı araştırmacı-yazar Michael Hart 1982'de yayınladığı ve insanlık tarihinin en önemli yüz kişiliğini konu alan yapıtı "En Etkin Yüz"de birinci sırayı Hz. Muhammed'e ayırır. Bu tespit, O'nun peygamberliğini kabul etmeyen birinin, buna rağmen, O'nu dünyanın gelmiş geçmiş en etkin önderi olarak gördüğünün ifadesidir.
Evet, "lider, önder, büyük insan" v.b. isimlerle anlatılan ve üstün karizmaları oluşturan pozitif değerlerin bütününün Hz. Muhammed te ideal kıvama sahip olduğu, hayatını incelemiş olan dost-düşman herkesin ortak yargısıdır.
Kendisine sorulan bir soruya cevap verirken, soruda olmayıp ta soru soranın zihninde bulunması olası varyasyonları da yanıtlayan bütüncül üslubundan, bütün alçak gönüllüğüne rağmen özellikle, ilk kez O'nu göreni şoka sokan doğal heybetine kadar, Hz. Muhammed ideal bir toplumsal önderde bulunması gereken bütün doğal ve kazanılmış niteliklere sahiptir.
Bütün hakkında fikir vermek amacıyla bunlardan birkaçına göz atacak olursak, örneğin: Toplum içinde yapılan yanlış ve çirkin davranışları, suçluyu deşifre edipte daha fazla suça itmeden, kalabalığın içinde ve "bazıları" gibi soyut ifadelerle uyarması ...
Arapları üstün ırk olarak gören bir takım arkadaşlarını "Arapça hiç kimsenin anası ya da babası değildir. Arapça konuşan herkes Araptır" diyerek uyarması, İslam'ın ırkçılığın her çeşidinden korunması için önlem alması ...
Sahip olduğu devlet erkini, kesinlikle kişisel bir çıkarını gerçekleştirme peşinde kullanmaması ... Hatta bu sayede halktan vergiyi yine halk için toplama anlayışını insanlık tarihine ilk kazandıran, O'dur.

Hz. Muhammed inananlar için en büyük kul ve en büyük peygamber, inanmayanlar da dahil O'nu tanıyan herkes için de en büyük insan ve en büyük liderdir.


ZORUNLU YÜRÜYÜŞ
Ordu, Mustalikoğulları kabilesine karşı harekete geçmiştir. Zafer kolaylıkla kazanılır. Fakat dönüş yolculuğunun başlarında yaşanan bir olay büyük bir tehlikenin habercisidir.
Bir mola yerinde, Medine'li bir müslümanla Mekke'den hicret etmiş bir diğer müslüman arasında basit bir sebepten bir tartışma yaşanır. Sonra olay hızla büyür ve bir Mekkeli Medine'li çatışmasına dönmeye başlar. Önlem alınmazsa, o güne kadar müslümanların en büyük maddi güç dayanaklarını oluşturan iç birlik ve kardeşlik ruhu ortadan kalkmak üzeredir.
Duruma hızla el koyan Hz. Muhammed emir verir. Ordu yürüyüşe geçer. Oysa her zaman molada geçirilen günün en sıcak saatleridir. O gün akşama kadar ve gece boyu hızlı tempoyla yürüyüş devam eder. Ertesi gün öğle saatlerinde nihayet mola izni verilir ama, neredeyse yirmidört saattir hareket halinde olan orduda hiçkimse dünkü kavgayı devam ettirebilecek güce sahip değildir. Bütün ordu yarı baygın bir biçimde uyuyakalır. Bu arada Hz. Muhammed baş gösteren tehlikeyi ortadan kaldıracak girişimlerde bulunmuş, kavganın büyümesi adına en tehlikeli saatler de atlatılmıştır. (33)


ADAM HAKLI
Bir arkadaşından bir miktar hurma ödünç alır. Ödeme zamanı gelince de o an kendi imkanı olmadığı için, Medine'li bir müslümana kendi adına borcunu ödemesini söyler. Fakat Medine’linin verdiği hurmaların kalitesi daha düşüktür. Alacaklı kabul etmez. Medineli kızar.
- "Allah'ın Elçisinin verdiği hurmaları mı reddediyorsun?", der. Alacaklı, boynunu bükerek
- "Eğer Allah'ın Elçisi de adaletli davranmazsa, kimden adalet bekleyeceğiz?" diye sorar. Bu durumdan Hz. Muhammed'in bilgisi yoktur. Haberdar edilince hüzünlenir, gözleri dolu dolu:
- "Adam haklı", der. Emir verir, hurmalar değiştirilir. (34)


KAN DAVASI
Mescid'de hutbe okurken, müslümanlıkta yeni birisi, ayağa kalkar, kan davası gütmektedir. Hz. Muhammed'in sözünü keserek,
- "Ey Allah'ın Elçisi!" der ve Mescid'te oturan bir grubu işaret ederek
- "Bunların ataları bizim aileden birini öldürmüşlerdi. Biz de karşılık olarak onlardan birinin öldürülmesini talep ediyoruz"
Hz. Muhammed sakin ama kararlı, cevap verir:
- Babanın intikamı oğlu üzerinden alınamaz. (35)


SOPAYI UZATINCA
Arkadaşları arasında savaş ganimetlerini paylaştırmaktadır. Kalabalık tarafından sıkıştırılır. Biri de ağırlığını Hz. Muhammede vererek, yaslanır. O ise elindeki küçük sopa ile yaslanan kişiyi iterek, uyarmak ve etrafını biraz rahatlatmak ister. Fakat kazara sopa adamın ağzının kenarını çizerek, biraz kanatır. Bunu görünce Hz. Muhammed ganimet dağıtımına derhal ara verir, sopayı adama uzatarak, onun da aynı şeyi kendisine yapmasını ve ödeşmelerini ister. Tavrı ciddidir. Herkes şaşkınlık içerisindedir. Arkadaşı bir an tereddüt ettikten sonra eliyle sopayı iterek konuşur:
- Ey Allah'ın Elçisi! Seni bağışlıyorum. (36)

HİÇ YALAN SÖYLEMEDİN
Görevinin ilk ve en sıkıntılı yıllarıdır. Dinini anlatmak için çaldığı her yüz kapıdan belki biri açılmaktadır.
Bir gün yakın akrabalarını Mekke yakınlarındaki bir tepenin eteklerinde toplar, kendi kişiliğini ve arkada bıraktığı yaşamını peygamberlik iddiasının doğruluğuna delil olarak gösterecektir. Akrabalarına sorar:
- "Şu tepenin arkasında bir düşman ordusu var, baskına hazırlanıyor" desem, hiçbir kanıt istemeden bana inanır mısınız?
"Evet" derler, "Çünkü bu güne kadar senin hiçbir yalanına hiç kimse şâhid olmadı. Yemin ederiz ki sen "Emin"sin."
Konuşmanın devamında ise aynı insanlar davetini ve peygamberliğini reddederler belki, aslında O'nu onaylamışlardır. Farkında olmadan ... (37)


GÜNEŞİ BİR ELİME AYI BİR ELİME
Kureyş'in ileri gelenlerinin korkusu giderek büyümektedir. Aldıkları bütün önlemlere rağmen Hz. Muhammed'in etrafındaki küme giderek genişlemektedir. Kendi aralarında toplanarak "bir kez de tatlılıkla deneyelim" derler. İçlerinden O'nun üzerinde etkili olacağına inandıkları birini seçerek elçi yaparlar. Elçi, Hz. Muhammed'in karşısında konuşmaya başlar:
- Ey Muhammed, sen bizim tanrılarımızı incittin, içimize tartışma ve bozgunculuk tohumları ektin, dayanışmamızı, birliğimizi bozdun, hepimize üzüntü ve dert getirdin. Eğer zenginlik istiyorsan, seni ülkemizin en zengini yapalım. Güç, iktidar ve liderlik istiyorsan, seni başımız yapalım. İstediğin güzel bir kadın varsa, söyle, hemen senin olacaktır. Eğer hastaysan ve bu peygamberlik iddian ondan kaynaklanıyorsa, en iyi doktorları bulup seni tedavi ettirelim.
Elçi bir insanın bu teklifler karşısında dayanmasının imkansız oluşundan aldığı güvenle O'nun cevabını bekleyerek sözünü noktalar. Şimdi söz Hz. Muhammed'tedir.
- Ben mal istemiyorum. Hükümdarlık arzum da yok. Hatice'den başkasında da gözüm yok. Hasta da değilim. Ben sadece Allah'ın aciz bir kuluyum. O Allah ki beni size elçi olarak gönderdi. Bunu kabul ediyorsanız peşimden gelin. Aksi halde şunu aklınızdan hiç çıkarmayın, Güneş’i bir elime, Ay’ı diğer elime koysanız bile bu davadan dönmem. (38)


ONBEŞ GÜN SONRA
Bir arkadaşı yanına gelerek, dilenir. Bundan hoşnut olmaz, herkesin kendi ayakları üzerinde durmasından ve kimseye yük olmamasından yanadır. O'nu bir şeyler verip göndereceği yerde, sorar:
- Evinde para eder eşyan var mı?
- Örtü ve yatak olarak kullandığım bir çul ve su içtiğim bir kap var.
- Git onları getir!
Eşyalar mescide gelince açık arttırmayla satışa çıkarılır. İki gümüşe satılır. Hz. Muhammed paraları uzatarak:
- Bir gümüşle yiyecek al. Diğeriyle de bir balta alarak bana getir.
Arkadaşı söylenenleri yapar. Elinde balta ile geldiği sırada Hz. Muhammed kendi elleriyle baltaya bir sap hazırlamaktadır. Ve baltayı sapa takarak, arkadaşına uzatır.
- "Şimdi ormana git, odun kes ve sat. Onbeş gün sonra görüşelim", der.
Arkadaşı onbeş gün sonra gelir. Yüzü gülmektedir.
- "Ey Allah'ın Elçisi! 10 gümüş biriktirdim", diyerek paralarını gösterir.
Allah'ın Elçisi de gülmektedir şimdi:
- Bunlarla biraz yiyecek ve giyecek al. İhtiyaçlarını gör ve unutma, kendi kendine yetmek bir insan için dilenmekten daha onurludur. Dilenmek sadece hasta ve sakat olanlar içindir. (39)


YOLUNU KAYBETTİĞİNDE
Bir göçebe arap Müslüman olma niyetiyle gelmiştir. Fakat henüz kararı kesin değildir. Netleştirmek için Hz. Muhammed’e sorar.
-İnsanları neye çağırıyorsun?
- Yalnız Allah’a ibadet etmeye. O Allah ki, başın bir derde girdiğinde O’nu çağırırsın. Seni kurtarır. O Allah ki bir kuraklık olduğunda O’nu çağırırsın. Yeri yeşertir. O Allah ki, çölde yolunu şaşırdığında O’nu çağırırsın. Yolunu buldurur.
Gelen adamın bütün soru işaretleri silinmiştir. Çünkü Hz. Muhammed davet ettiği dini onun anlayacağı bir üslupla anlatmıştır. (40)


BAZEN OLUR
Bir arkadaşı kimseye açamadığı büyük bir sıkıntıyı Hz. Muhammed’e getirir.
- Ey Allah’ın elçisi! Karım bir çocuk doğurdu, teni esmer. Ben ise beyazım. Hz. Muhammed sorunu anlamıştır. Nezaketi daha ileri gidilmesine izin vermez. Arkadaşının sözünü keserek, bir soru sorar.
- Senin develerin var mı?
- Evet, var.
- Peki, renkleri nedir?
- Genellikle kırmızı.
- İçlerinde boz renkli de olur mu?
- Evet, bazen olur.
- O boz renk nereden gelmiştir?
- Herhalde atalarından birine çekmiştir.
- Karının doğurduğu çocuk da belki atalarınızdan birine çekmiştir.
Arkadaşı tatmin olmuş bir vicdan ve mutlu bir yüzle yanından ayrılır. (41)

HZ. FATMA'YA HİZMETÇİ
Kızı Hz. Fatma son derece sıkıntılı bir evlilik yaşamı sürmektedir. Kocası Hz. Ali'nin anlatımıyla: "Evimizde hizmetçi yoktu. Bütün işlerini bizzat Fatma kendisi yapıyordu. Zaten, bütünü bir tek odadan ibaret olan bir hücrecikte kalıyorduk. O hücrecikte, Fatma ocağı yakar ve yemek pişirmeye çalışırdı, Çok kere, ateşi alevlendirmek için eğilip üflerken, ateşten çıkan kıvılcımlar benek benek elbisesini yakardı. Onun için elbisesi delik deşik olmuştu. Yaptığı sadece bu değildi. Ekmek yapmak, evin ihtiyacı olan suyu taşımakta onun yüklendiği işlerdendi. Ayrıca değirmen taşını çevire çevire eli, su taşıya taşıya da sırtı nasır bağlamıştı."
O günlerde Medine'ye savaş esirleri getirilir. Bunlar ihtiyacı olan müslümanlar arasında ev işlerine yardım etmeleri için dağıtılmaktadır. Hz. Ali eşine:
- "Git babandan bir tane de bizim için iste", der. Hz. Fatma ister. Fakat peygamber babanın cevabı olumsuzdur.
- "Kızım" der "Mescid'de yatıp, kalkan, öğrenimle meşgul olan fakir arkadaşlarımın ihtiyacı senden önceliklidir. Kusura bakma onlarınkini gidermeden, senin için bir şey yapamam." (43)


MUHAMMED'İN KIZI FATMA DA OLSA
Mekke yeni fethedilmiştir. Mahzumoğulları kabilesinin reisinin kızı hırsızlık yapar. Hırsızın adı Fatma'dır. Cezalandırılması için Hz. Muhammed'e getirilir. Fakat günün siyasi dengeleri Mahzumoğullarıyla aranın bozulmamasını gerektirir. Durumun nezaketini değerlendiren bazı arkadaşları araya, Hz. Muhammed'in kıramayacağını düşündükleri birini koyarlar. Bu, Hz. Muhammed'in evlatlığı Zeyd'in oğlu, genç Üsame'dir. Yani bir bakıma manevi torunu. Üsame:
- "Ey Allah'ın Elçisi! Bu kadını babasının hatırı için affetseniz" der. Fakat Hz. Muhammed'in hayatının en kızgın anlarından biriyle karşılaşır. Cevap şiddetlidir:
- Bu istediğiniz şey sizden önceki toplulukların yok edilme sebebidir. Onların içinde de hatırlı ve güçlü biri bir suç işledi mi affedilir, halktan biri işledi mi cezalandırılırdı. Allah'a yemin ederim ki, bu suçu işleyen Mahzumoğullarının reisinin kızı Fatma değil de Allah'ın Elçisinin kızı Fatma olsaydı aynı cezayı verirdim.
Emir verir. Hırsızın cezası uygulanır. (43)


BİZİ ALDATAN
Çarşıyı denetlemektedir. Bir dükkanının tezgahında duran buğday çuvalına elini daldırır. Üstteki buğdaylar iri, parlak ve kalitelidir. Fakat çuvalın içinden eline ıslak ve kötü buğdaylar gelir. Kaşlarını çatarak dükkancıya nedenini sorar.
- "Böyle yapmazsam satamam", cevabını alınca da
- "Bizi aldatan bizden değildir", der. Emir verir, ıslak buğdaylar çuvalın üzerine çıkarılır ve öyle satılır.
(44)


KENDİ ÖNLEMİM
Bedir düzlüğünde İslam'ın ilk ciddi meydan sınavı verilmek üzeredir. Hz. Muhammed küçük ordusunu savaş düzeninde yerleştirmiş ve kendinden üç kat kalabalık düşman ordusunun harekete geçmesini beklemektedir. Bu sırada savaş düzenleri konusunda bir uzman sayılan arkadaşlarından Münzir oğlu Hubab yanına gelir ve sorar.
- Ey Allah'ın Elçisi! Orduyu bu şekilde yerleştirmeni Allah mı sana emretti?
- Hayır, benim kendi önlemim
- Öyleyse ey Allah'ın Elçisi! Ordu yanlış yerleştirilmiş ...
Ve askerlik bilimi açısından doğrusunu anlatır. Hz. Muhammed hiçbir tepki ve kapris eseri göstermeksizin arkadaşının sözüne uyar. Ordunun savaş düzeni değiştirilir.
Birkaç saat sonra da İslam ilk zaferini kazanmıştır. (45)


Amerikalı araştırmacı-yazar Michael Hart 1982’de yayınladığı ve insanlık tarihinin en önemli yüz kişiliğini konu alan yapıtı “En Etkin Yüz” de birinci sırayı Hz. Muhammed’e ayırır. Bu tespit, O’nun peygamberliğini kabul etmeyen birinin, buna rağmen, O’nu dünyanın gelmiş geçmiş en etkin önderi olarak gördüğünün ifadesidir.


__________________
[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...]


kartal-GOL-GOL-GOL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:38.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.0.6 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2020 DragonByte Technologies Ltd.
ForumTayfa

Arşiv: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 16 22 23 24 25 26 27 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 95 96 97 98 99 100 102 103 104 105 106 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 167 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271


ForumTayfa - Link Değişimi
Telinka İletişim | Voip Ürünleri | Link Değişimine Katılın |

Sitemiz bir forum sitesi olduğundan dolayı, kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. ForumTayfa Yöneticileri mesajları itina ile kontrol etse de, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız [email protected] email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.

Any member of our web site has the right of adding comments instantly without getting permisson due to the forum structure of our site basis. Althought, our site modarators check comments with care, all the responsibilities sourced from these comments directly belong to the members. If you still find any illegal content in our site ( A.buse, H.arassment, S.camming, H.acking, W.arez, C.rack, D.ivx, Mp.3 or any Illegal Activity ), please report us via [email protected] .Your reports will be evaluated as soon as the arrival of your e-mail.