ForumTayfa  

Go Back   ForumTayfa > Her Telden > İslam ve İnsan > Peygamberimiz (Sav)

Peygamberimiz (Sav) Son peygamber Hz.Muhammed (sav) ile ilgili herşey

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29.09.07, 03:31   #1 (permalink)
Bilgili Tayfa
 
Canlar_Canı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: Dec 2006
Nereden: Medine
Mesaj Sayısı: 1.457
Konu Sayısı: 893
Rep Gücü: 10115
Rep Puanı: 1010079
Rep Derecesi : Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000
Ruh Hali:

Standart Rasûlullah''in Sünnetinde Mizah




RASÛLULLAH''IN SÜNNETİNDE MİZAH -I...



İNSANIN MİZAHA OLAN İHTİYACI ve MİZAHIN FAYDALARI

Melekler ve hayvanlar gibi tek yönlü olmayan insanın hem melekî hem de hayvanî yönleri vardır. Bunun için özellikleri, ihtiyaçları, tatmin yolları... çok değişik ve komplikedir. İnsanın devamlı bir hâl üzerinde kalması veya uzun süre aynı hâli sürdürmesi mümkün değildir. Bazen yorulur, bazen bıkar ve bazen de usanır. Bu onun en tabi özelliklerindendir. Bu durumlarda insan önceden yaptıklarının zıddına veya değişik şeyleri yapmak suretiyle dinlenir, hâl değiştirir. Meselâ, bedenen yorulup sıkıldığı zaman istirahat ederek dinlenmesi ne kadar normal ise, ciddi işlerde yorulup mizah yapması, şakalaşması, bir şeyler terennüm etmesi de o kadar tabiî bir ihtiyacıdır.

Asr-ı saadetle bir bütünlük içinde baktığımızda, fıtrattan kaynaklanan tabiî davranışların hepsinin bu hayat içindeki tezahürlerini görmekteyiz. Rasûlullah Efendimizin meclisinde duyduğu dinî hazzı dışarıda devam ettiremediği için imanında zaaf olduğunu zannederek Rasûlullah Efendimize gelen ve bu hareketiyle münafıklaştığını zanneden sahabe-i kiram efendilerimizden Hanzala'ya, Peygamber Efendimizin cevabı şöyle olmuştur:

"İnsan bir zaman böyle, bir zamanda şöyle olabilir."(1) Rasûlullah Efendimizin bu güzel sözü bize gösteriyor ki, Hanzala gibi vahiy katibi olan gayretli bir sahabe dahi, Hazreti Peygamber'in yanında hissettiği duyguları, hayatın dağdağası için zaman zaman unutabiliyor ve kendisini dünyevî meşgalelere kaptırabiliyor. Demek ki insandaki bu hâl değişikliği normaldir; fakat aslolan bu hâle takılıp kalmaması ve dinî duyguları hepten unutmamasıdır.

Sahabe-i kiram Rasûlullah Efendimizin sohbetlerine büyük bir aşk ile katılırlar ve O'nu pür dikkat dinliyorlardı.(2) Bu meclislerin verdiği üstün manevî haz ve sahabenin iştiyakına rağmen Peygamber Efendimiz onları usandırmamak için ancak fasılalarla ve belirli zamanlarda vaaz-ı nasihatlerde bulunuyorlardı.(3) Bu da bize insanların kalben ve zihnen yorulmalarının, usanmalarının gayet tabiî olduğunu göstermektedir.

Maddî, manevî ve daha bir çok sıkıntılara maruz kalan insanların bu sıkıntılardan biraz olsun kurtulmasında ve rahatlamış olarak, yani boşalmış olarak ciddi işlere tekrar dönebilmesinde mizah, şaka, espri vb. gibi tabiî davranışların etkisi olacaktır. "Zaman zaman kalpleri dinlendiriniz."(4) hadisi de herhâlde bunu ifade etmektedir.

Hazreti Ali Efendimizin; usanan ve yorulan zihinleri rahatlatma hususunda şöyle bir tavsiyesi vardır: "Bedenler yorulduğu gibi gönüller de yorulur, usanır. Kalplerinizi dinlendirin. Ona ulaşacak hikmet yollarını arayın. Nefis oyun ister, oyalanmaya meyyaldir, yanlış şeyleri yapmak ister, tembelliğe yatkındır, rahatı arzular, çalışmaktan nefret eder... Eğer nefsini çok arzularsan yıpratırsın, başı boş bırakırsan hepten rezil edersin." Hazreti Ali Efendimizin bu tespit ve tavsiyesi de gösteriyor ki, nefsî arzularından tamamen uzaklaştırmak onu öldürür. Zaten bu mümkün değildir. İsteklerinin tamamını yapmak ise onu kontrolden çıkarır ve sefih bir hale sokar. Öyleyse onu zaman zaman dinlendirmek, eğlendirmek, neşelendirmek... lâzımdır ki, bu şevkle insan, tekrar aslî görevlerini yerine getirebilsin.

Mizah duygusu, bu rahatlamayı sağlayan yollardan biridir. Aşırı, kırıcı ve haram yollarla yapılmadığı zaman mubah olan mizah, Peygamber Efendimizin yapmış olması cihetiyle de sünnettir.

Fıtratın gereği olan davranışların, fert ve toplum üzerinde müspet etkileri olacağı kesindir. En azından bu davranışlar bir ihtiyacı giderdiği için insanları rahatlatmaktadır. Mizah da böyledir. Yerinde ve ölçülü yapılan bir şaka, muhatabı da aynı şekilde rahatlatır ve taraflar arasında sevgi, iletişimi meydana getireceğinden sosyal bünyenin sağlamlaşmasına da katkıda bulunur.

"Allah (c.c.)'nun rahmetiyle Sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi..."(5) âyeti, sert ve asık suratlı olmanın meydana getireceği sosyal çözülmeyi açıkça belirttiği gibi, yumuşaklık, güler yüzlülük vb. şeylerin de toplayıcı özelliklerini dile getirmektedir.

Peygamber Efendimizin, "müminin, mümine tebessümünü" sadakanın çeşitlerinden biri olarak sayması (6) da tebessümü doğuran faktörlerden biri olan mizahın sosyal yapıya müspet etkisini göstermektedir. Bazı sosyal-psikolojik tecrübî araştırmalar, mizah duygusuna sahip olmayı, en fazla sevilen kişilik özelliklerinin başta gelenlerinden birisi olduğunu ortaya koymaktadır.(7)

Mizahın eğitime de büyük bir katkısı vardır. Çünkü mizahla anlatım öğrenmeyi, terbiyede takip edilecek böyle bir yol da eğitimi kolaylaştırır. Kabiliyetleri varsa, eğitim öğretimle meşgul olanların buna ehemmiyet vermesi gerekir. Rasûlullah Efendimizin sünnetinde, bilhassa çocuklara karşı davranışında bunun pek çok örneklerini görmekteyiz.(8)

Kaynakça:
1. Müslim, Tevbe 12.
2. Buhârî, İlim 27.
3. Buhârî, İlim 11,12.
4. KÖTEN, Yrd. Doç. Akif, Bütün Yönleriyle Asr-ı Saadette İslâm, Asr-ı Saadette Mizah, Bölüm 4, s.456.
5. Âl-i İmran, 3/159.
6. Tirmizî, Birr 36.
7. KÖTEN, Yrd. Doç. Akif, a.g.e., s. 457.
8. Canan, İbrahim, Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye, Ank. 1980, s.150-162.



Selma MERT


__________________


[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...]


Sakın üzmesin seni karşılıksız sevgiler,
Bağrına taş basarsın acılar bir gün diner,
Giden gitsin aldırma yangınlarda söner,
Sakın bakma ardına KRALLAR ÖNDE GİDER...
Canlar_Canı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29.09.07, 03:31   #2 (permalink)
Bilgili Tayfa
 
Canlar_Canı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: Dec 2006
Nereden: Medine
Mesaj Sayısı: 1.457
Konu Sayısı: 893
Rep Gücü: 10115
Rep Puanı: 1010079
Rep Derecesi : Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000Canlar_Canı 0-2000000
Ruh Hali:

Standart Rasûlullah''in Sünnetinde Mizah -ii




MİZAH NEDİR VE NASIL OLMALIDIR?


M-z-h kökünden türemiş olan mizah kelimesi; ciddiyetin zıddı, şaka anlamındadır. Şaka, gülüşmeye vesile olsun diye karşısındakini kırmaksızın şaşırtmak veya aldatmak üzere söz veya yapılan davranıştır.
Mizahta muhatabın sevgi ve şefkat duygularını çekme ve iltifat hisleri bulunur. Alay, istihza, küçümseme vb. davranışlara dönüşmemesi için mizah ve şakadan, karşısındakini incitme arzusu bulunmamalıdır.
Mizah ve şakanın yemekteki tuz gibi olması gerekir. Yemekte tuz az oldu mu, tat vermez, çok oldu mu tadı bozar. Aşırısı yapılan veya dozu kaçırılan mizah da, insanın vakar ve mürüvvetini zedeler. Mizah ve şakanın tamamen terk edilmesi, sertlik ve asık suratlılık ise sünnete ve siret-i nebeviyyeye aykırıdır. Mizah yapmak veya mizah sever olmak kişiyi, kaba ve sert mizaçlı insanlardan ayırır. Araplar bir kişiyi övecekleri zaman "güler yüzlü", yereceklerinde de "asık suratlı" diye tavsif ederlerdi. Genellikle neşeli, güler yüzlü, şakacı insanlar sevilir; öfkeli, asık suratlı, kaba ve sert insanlar da sevilmez. Bunu da etrafımıza baktığımızda açıkça görmekteyiz.
Peygamber Efendimizin bazen şakalaştığını, şakaya izin verdiğini, fakat başkalarını maddeten ve manen rahatsız eden ağır şakalara müsaade etmediğini görüyoruz. Bir defasında Ebû Hureyre (r.a.): "Yâ Rasûlallah! Sen bize şaka mı ediyorsun?" demiş, Rasûlullah Efendimiz de: "Evet. Ben şaka yaparım; fakat yalnızca doğruyu söylerim." buyurmuştur. (Tirmizî, Birr 57)
Bizlerin dini yaşama noktasında önderimiz Rasûl-iKibriya Efendimizin sünnetine baktığımızda, dinen mubah görülen mizahta şu özelliklerin bulunması gerektiğini görmekteyiz:
a- Mizah dostane duygularla yapılmalı, yapanı ve muhataplarını rahatlatmalı, öfkelendirmemelidir.
b- Mizah; olay, istihza, küçümseme, hakaret, korkutma... kastıyla olmamalıdır.
Müslüman'ın eliyle ve diliyle hiçbir Müslüman'ı rahatsız etmemesi hadisi (Buhârî, Îman 4) alay ve istihzayı nehyeden âyet (el-Hucurât, 49/14) ve hadisler bu tür mizah ve şakaları yasaklamaktadır.
Uyuyan bir sahabenin ipini diğerleri şaka niyetiyle aldığında Hz. Peygamber (s.a.v.): "Bir Müslüman'ın diğerini korkutması helal değildir."(Ebû Dâvûd, Edeb 93) buyurmuştur.
Savaş öncesinde hendek kazarken uyuya kalan Zeyd bin Sabit'in silahı arkadaşlar tarafından alınıp korkutulunca Hz. Peygamber (s.a.v.), böyle bir şakayı doğru bulmamış ve benzer davranışları yasaklamıştır.(Ebu Dâvûd, Edeb 93)
Bu hadislerde yasaklanan mizah değil, bu yolla başkalarının korkutulmasıdır. "Kardeşinle münakaşa etme, (alaya alarak) onunla şakalaşma."(Tirmizî, Birr 58) hadisi de böyledir. Yani, şaka niyetiyle de olsa başkasıyla alay edilmesi doğru değildir.
c- Mizah ve şakada yalan unsuru bulunmamalıdır. Yaptığı mizahlarda doğruyu söylediğini belirten Rasûlullah Efendimiz, bu konuda şöyle buyurmaktadır: "Başkalarını güldürmek için yalan söyleyene yazıklar olsun." (Tirmizî, Zühd 10) "Kul şaka da olsa yalan söylemeyi, doğru da olsa münakaşa etmeyi bırakmadıkça iyi bir mü'min olamaz."(Ahmed bin Hanbel, Müsned, 2/352-364) "Şaka da dahil yalan söylemeyene cennette bir köşk garanti ederim."(Ebû Dâvûd, Edeb 8)
Ancak şaşırtıcı ifadeler, tevriye vb. bu hükmün dışındadır. Mesela cennete gitmesi iççin dua isteyen ihtiyar kadına: "Sen bilmiyor musun, cennete ihtiyarlar giremez." Şaka yaptığında hanım sahabe üzülünce bu haliyle değil de genç olarak gireceğini söylemesi böyledir. Burada yasaklanan şakayla da olsa yalan söylenmesidir. Yoksa mizahın kendisi yasaklanmamaktadır.

Faydalanılan Eserler:
1. KÖTEN, Akif, Bütün Yönleriyle Asr-ı Saadette İslâm.
2. Canan, İbrahim, Hz. Peygamber'in Sünnetinde Terbiye.


__________________


[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...]


Sakın üzmesin seni karşılıksız sevgiler,
Bağrına taş basarsın acılar bir gün diner,
Giden gitsin aldırma yangınlarda söner,
Sakın bakma ardına KRALLAR ÖNDE GİDER...
Canlar_Canı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:05.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.0.6 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2020 DragonByte Technologies Ltd.
ForumTayfa

Arşiv: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 16 22 23 24 25 26 27 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 95 96 97 98 99 100 102 103 104 105 106 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 167 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271


ForumTayfa - Link Değişimi
Telinka İletişim | Voip Ürünleri | Link Değişimine Katılın |

Sitemiz bir forum sitesi olduğundan dolayı, kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. ForumTayfa Yöneticileri mesajları itina ile kontrol etse de, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız [email protected] email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.

Any member of our web site has the right of adding comments instantly without getting permisson due to the forum structure of our site basis. Althought, our site modarators check comments with care, all the responsibilities sourced from these comments directly belong to the members. If you still find any illegal content in our site ( A.buse, H.arassment, S.camming, H.acking, W.arez, C.rack, D.ivx, Mp.3 or any Illegal Activity ), please report us via [email protected] .Your reports will be evaluated as soon as the arrival of your e-mail.