ForumTayfa  

Go Back   ForumTayfa > Gündem > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Fikirlerimizi özgürce paylaşabileceğimiz bölüm... Hakaret ve Bölücülük yasaktır...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29.04.12, 14:45   #1 (permalink)
Bilgili Tayfa
 
andremedo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: Sep 2010
Nereden: Nerden: SYDNEY-AUS
Mesaj Sayısı: 1.603
Konu Sayısı: 857
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 359923
Rep Puanı: 35991299
Rep Derecesi : andremedo 0-10000000andremedo 0-10000000andremedo 0-10000000andremedo 0-10000000andremedo 0-10000000andremedo 0-10000000andremedo 0-10000000andremedo 0-10000000andremedo 0-10000000andremedo 0-10000000andremedo 0-10000000
Ruh Hali:

Standart Türk milliyetçiliği ve soysuz uşaklar




BU YAZI, MİLLİYETÇİLİK BİZE FRANSIZ İHTİLÂLİ İLE BULAŞAN ZARARLI BİR HASTALIKTIR DİYEBİLECEK KADAR KENDİ TARİHİNE YABANCILAŞTIRILARAK HAFIZA KAYBINA UĞRATILAN İNSANLARIMIZA CEVAPTIR VE BU YAZININ İLK BÖLÜMÜ MUHARREM GÜNAY HOCAMIZA AİTTİR…

TÜRKLERDE MİLLİYETÇİLİK…

TÜRKLERDE MİLLİYET ve MEDENİYET FİKRİNİN ESKİLİĞİ…

Türk milleti, tarihin en eski milliyetçilik, halkçılık ve toplumculuk duygularına sahip ve medeniyetin öncüsü olan bir millettir.

Çin kaynaklarını inceleyen Alman bilim adamı Hirt,
“TARİHTE MİLLİYETÇİLİĞİ DEVLET SİYASETİNDE TEMEL YAPAN İLK DEVLET ADAMI ÇİÇİ’DİR” demektedir.
ÇİÇİ, M.Ö. I. Asrın son yarısında yaşamış (Ölümü: M.Ö. 36) Hun Türklerinin hakanıdır.
Çiçi Han’a göre: “ Atalardan miras olarak sadece toprak kalmaz, atalardan kalan en önemli miras, hürriyet, istiklal ve töredir.”

Batı Kültüründe milliyet fikrinin sosyal bir şuur haline gelmesi 19. asırla birlikte başlamıştır. 19.asırdan önce Avrupa’da hakim olan görüş “DEVLET” prensibiydi. Türk tarihini incelediğimizde Türklerde milliyet fikrinin, kuvvetli bir şuur halinde devlet prensibi ile birlikte doğduğunu görürüz. Hattâ,
“İL YIKILSA TÖRE KALIR” ata sözünden anladığımıza göre milliyet duygusunun çok daha kuvvetli olduğunu ve bu duygu sayesinde Türklerin devletsiz kalmadığını ve birbirini takip eden çok sayıda devletler kurduğunu anlarız.

Tarihte milliyet fikrini insanların milletler haline gelişleriyle birlikte başlatmak mümkündür. Fakat Gök Türk yazıtlarında görüldüğü gibi:
“YUKARIDA MAVİ GÖK, AŞAĞIDA YAĞIZ YER YARATILDIĞINDA İKİSİ ARASINDA İNSANOĞLU YARATILMIŞ, İNSANOĞLU ÜZERİNE ATALARIM BUMİN KAĞAN VE İSTEMİ KAĞAN TAHTA OTURTULMUŞ” sözleriyle Türk milliyeti düşüncesi insanlığın yaratılışı ile birlikte başlatılmıştır.
Yine M.Ö. üç binlerde Orta Asya’dan göç ederek Mezopotamya’ya ve Anadolu’ya yerleşen bir Türk boyu olan Sümerlerde de aynı inancı görmekteyiz. Yaratılış Efsanesine ait bir Sümer ilâhisinde; “YER VE GÖK YARATILDIKTAN SONRA İKİSİ ARASINDA ÜÇÜNCÜ BİR UNSUR OLARAK İNSAN CİNSİNİN YARATILDIĞINDAN SÖZ EDİLİR VE BU İNSAN CİNSİ SÜMERLER(TÜRKLER)DEN İBARET OLARAK GÖSTERİLİR.” (İ.Hami Danişmend, Türklük Meseleleri, s:20)

RUHUL BEYAN Tefsirinin müellifi İsmail Hakkı Bursavi Hazretlerine (Bak. Hadis-i Erbain, İst. Küt. 1317 nolu kitap, s:26))
VE KAYGUSUZ ABDAL’A GÖRE İLK TÜRKÇE KONUŞAN İNSAN HZ. ADEM VE MELEK CEBRAİL’DİR.( Prof. Dr. Abdurrahman Güzel, Kaygusuz Abdal, s:272) Bu düşünce yaratılan ilk insan cinsinin Türk olması ve bütün dillerin Türkçe’den türemesi fikri ile uygunluk göstermektedir.

YİNE ARAŞTIRMACILARA GÖRE YÜKSEK BİR EDEBİYAT DİLİYLE YAZILMIŞ OLAN GÖK-TÜRK KİTABELERİNDEKİ TÜRK DİLİNİN BU SEVİYEYE GELEBİLMESİ İÇİN BİNLERCE YILDIR KULLANILIYOR OLMASI GEREKMEKTEDİR.
Demek ki eski Türk düşüncesine göre yaratılan ilk insan cinsi Türk’tür ve Türk milleti insaniyetin idaresi ile Yüce Allah tarafından görevlendirilmiş bir millettir. Bu düşünceler Türklerdeki milliyet fikrinin ve şuurunun ne derece eski ve köklü olduğunu göstermesi bakımından çok önemlidir.

Yine Hunlar arasında gerçekleşen şu olay Türk milliyetçiliğinin geçmişi açısından çok önemlidir: ÇİÇİ HAN’A isyan ederek yapılan mücadele sonunda yenilen “HUHAN YEK” taraftarları toplanır ve Çinlilere bağlanmayı ve onlardan yardım almayı teklif ederler. Bu teklifi duyan bir Türk Beyi; “Bu olmaz! Hunların gelenekleri, cesaret ve güçlülüğü (kök ve temel olarak) bir üstünlük ve onur meselesidir. Başkalarına bağlanıp, ona hizmet etmek aşağılıktır” der. (M.Niyazi, Türk Devlet Felsefesi, s:91)

Orta Asya’dan çeşitli sebeplerle çeşitli yönlere göç eden Türkler, gittikleri yerlere medeniyet götürmüşlerdir. Bu fikirleri savunan yabancı bilim damları da vardır. Bunlardan birisi olan MENGHİN’e göre :
“BOZKIRLARDA GELİŞEN ESKİ TÜRK KÜLTÜRÜ’NÜN DÜNYA TARİHİNDE İKİ BAKIMDAN KESİN TESİRİ OLMUŞTUR. BUNLARDAN BİRİ, HAYVAN BESLEYİCİLİĞİNİ GELİŞTİRMEK VE YAYMAKLA İKTİSADİ, ÖTEKİ YÜKSEK TEŞKİLATÇILIK YOLUYLA İÇTİMAİDİR. BİRİNCİ NOKTA MÜHİMDİR, ZİRA BU, AVCILIK VE DEVŞİRİCİLİK GİBİ YALNIZ OLARAK KARŞILIĞINDA BİR ŞEY VERMEYEN PARAZİT BİR EKONOMİ YERİNE, İNSANLARI ÜRETİCİ DURUMA SOKMAK SURETİYLE ÇOK FAYDALI BİR İKTİSADİ HAMLENİN İŞARETİDİR. FAKAT İKİNCİ NOKTA DAHA MÜHİMDİR, ÇÜNKÜ İNSANLIĞI BASİT YIĞINLAR OLMAKTAN ÇIKARIP SOSYAL NİZAMLARA BAĞLAMAK GİBİ İKTİSADİ FAALİYETLERİNDE DEVAMINI MÜMKÜN KILAN, BİR BEŞERİ DEĞER ANCAK BU YOL İLE HUSULE GELMİŞTİR. (YÂNİ AVRUPALILAR, TEŞKİLATÇILIĞI, DEVLET KURMAYI, DEVLETİ OLUŞTURAN HALKI SOSYAL KURALLAR VE KANUNLARLA İDARE ETMEYİ, A***** BİR YAŞAM TARZINDAN ÜRETİCİ KONUMA GEÇMEYİ, ÜRETİM YAPMAYI TÜRKLERDEN ÖĞRENMİŞLERDİR.)”
W. Koppers, Hint-Avrupalılar açısından meseleyi daha kesin bir şekilde açıklamaktadır. O’na göre, HİNT- AVRUPALI (bu günkü Avrupalıların ataları ) kavimlerin teşkilatçılık ve siyasetteki başarıları ancak Bozkırlı unsurların onlara karışması ile izah edilebilir. Onlar M.Ö. 2. bin yıllarında Aral Gölü ve havalisinde BOZKIR KÜLTÜRÜ ile temasa geçerek bu kabiliyeti elde etmişlerdir. Bu diğer bölgelerde de böyle idi. Ön_Asya kavimleri bakımından da benzer sonuçlara varılmıştır.” (İ. KAFESOĞLU Türk Dünyası El Kitabı s. 190)

. BÜTÜN BUNLARDAN DAHA ÖNEMLİSİ İSE; Sümerlerle yazıyı, Uygurlarla matbaayı bulmakla eğitim sahasında olmuştur ki medeniyetin temelini de DEVLET KURMA, TEŞKİLÂTÇILIK, ÜRETİM VE EĞİTİM FAALİYETLERİ OLUŞTURMAKTADIR.

Yine “TAHTELBAHİR” adlı ilk denizatlıyı yapan da Türklerdir. (Bak. Deniz Kuvvetleri tarafından yayınlanan “Türk Denizcilik Tarihi” adlı kitap)
Yine Lagari Hasan Çelebi ile Dördüncü Murad zamanında “YEDİ KOLLU FİŞEK“ adlı ilk roketi yapan ve Hazerfan Ahmet Çelebi ile ilk uçanlar da Türklerdir.

Bu yüksek düşüncelerle divan-i lügat’it-türk isimli eserin yazarı kaşgarlı mahmud şöyle demiştir:
“TANRININ DEVLET GÜNEŞİNİ TÜRK BURÇLARINDAN DOĞDURMUŞ OLDUĞUNU VE ONLARIN MİLKLERİ ÜZERİNDE GÖKLERİN BÜTÜN TEĞRELERİNİ DÖNDÜRMÜŞ BULUNDUĞUNU GÖRDÜM. TANRI ONLARA TÜRK ADINI VERDİ VE ONLARI YERYÜZÜNDE İLBAY KILDI. ZAMANIMIZIN HAKANLARINI ONLARDAN ÇIKARDI, DÜNYA MİLLETLERİNİN İDARE YULARINI ONLARIN ELİNE VERDİ; ONLARI HERKESE ÜSTÜN EYLEDİ; KENDİLERİNİ HAK ÜZERE KUVVETLENDİRDİ.”(Divan-i Lügat’it-Türk, cilt.1, s:3, B. Atalay tercümesi)
Ben bu “Hak üzerine kuvvetlendirmenin” ve dünyanın “İdare Yuları” nın hâlâ Türklerde olduğuna inanıyorum. Çünkü bizim bu yuları gevşettiğimiz günden beri dünyada kan ve göz yaşı akıyor ve dinmek bilmiyor. Dünyada akan kanın ve gözyaşının durması için Türk’ün idare yularını tekrar germesi gerekiyor.

Tarihte Türk Devlet geleneğinin ilk temellerinin atıldığı ve Türk Devlet Felsefesi’nin şekillendiği Büyük Hun Türk devletinin Türk tarihinde ayrı bir yeri ve önemi vardır.
Özellikle Türk milliyetçiliği açısından ÇİÇİ HAN, devlet kurma, teşkilatçılık ve askerlik açısından METE HAN örnek hakanlar olarak tarihe geçmişlerdir.

Hunlar Orta Asya’da ilk Türk kültürünün yaratıcısı olmuşlar, daha sonra kurulan Türk devletlerine örnek teşkil etmişlerdir. Büyük Gök Türk devletinin zamanı ise Türkçülüğün altın çağı olmuştur.

ESKİ TÜRK DÜŞÜNCESİNE GÖRE; Nasıl ki gökte, yerde ve kâinatta tıkır tıkır saat gibi işleyen bir düzen varsa, yeryüzünde de saat gibi tıkır tıkır işleyen bir düzen olmalı ve bu düzen içerisinde insanlar barış, rahat ve huzur içinde yaşamalıydılar.
Nitekim Türk töresinin dört değişmez özellikleri olan: "İYİLİK-FAYDALI OLMAK / KÖNİLİK-ADALET / EŞİTLİK-TÜZLÜK VE KİŞİLİK-İNSANİLİK" özellikleri de bunu gerektiriyordu.
Türklerde var olan "DÜNYA DEVLETİ" hatta "Kâinat Devleti " düşüncesi de kaynağını bu Türk töresinin değişmez dört temel esasından alıyordu. Türk Cihan Hâkimiyeti düşüncesinin hedefi de "DÜNYAYA TÜRK TÖRESİ İLE NİZAM VERMEK VE DÜNYA BARIŞINI SAĞLAMAK" tan ibaretti.

Eski Türklere göre "İl" yani devlet "sulh ve barış" içerisinde olmalıydı. Divan-i Lügat-it Türk'te (cilt I s:48-106-168) "İl" sözcüğünün "sulh-barış" anlamlarında gösterilmesi ayrıca dikkate değerdir. Türk düşüncesine ve devlet anlayışına göre devlet; her bakımdan anlaşma içinde bulunmalı, (tüz-düz olmalı) devlete sosyal barış hâkim olmalı idi. Bu düşünce ilk Türk devleti olarak bilinen Hunlar zamanından beri mevcuttu.

KAFESOĞLU'NUN DE GROOT'TEN NAKLİNE GÖRE: "HUN TANHUSU HE-LİEN PO PO: "BARIŞ İSTEYEN İNSANLARI KURTARMAM İÇİN TANRI BENİ VAZİFELENDİRDİ. ZAVALLI İNSANLARI KORUMAK İÇİN, O EMRE UYARAK HÜKÜMDAR OLDUM" der. (İ.Kafesoğlu, TMK s: 241)
Yine De Groot'tun nakline göre Tanhu Mo-tun Çin imparatoruna gönderdiği mektuba : "Ahali barış içinde yaşasın, herkes huzur ve asayişten faydalansın..." diyerek başlamıştır.(Kafesoğlu, TMK:24)

Avrupa Hunları'nda Attila’nın başkentinde bir Bizanslı şöyle söyler; Bizans'ta insanlar baskı altında tutulmasına ve kanunların yürümemesine karşılık, Hun memleketinde her şey büyük bir düzen ve adalet içinde yürüyor. Ben, Hun ülkesinde hür ve korkusuz yaşıyor ve Hun’lara hayranım.

Çin'deki köleler, hürriyet ülkesi olan Asya Hun topraklarına kaçıyorlardı.( Kafesoğlu TDEK:195)

BİR BAŞKA KAYNAĞA GÖRE İSE: "Büyük Hun hükümdarı Mete Orta Asya'da hâkimiyetine aldığı bütün kavimlerin asayiş ve birliğine çok önem verirdi. Çin imparatoruna yazdığı mektuplarda eli silah tutan Orta Asyalıların sulh ve sükûnet içinde yaşadıklarını, bunun da kendisi için yeteri kadar mutluluk kaynağı olduğunu belirtirdi.

EN BÜYÜK ZAFERLER GERÇEKLEŞMEKTE İKEN BİLE, ATTİLA'NIN NE ZAMAN BARIŞ TEKLİFİ GELMİŞSE KABUL ETTİĞİNE İŞARET EDİLMEKTEDİR. Bu bakımdan ayaklarına kapanan hatta öpen PAPA’NIN barış teklifini Attila’nın reddetmediği bilinmektedir.
BARIŞ AMACINI GÖKTÜRKLERDE DE GÖRÜYORUZ. Onlara göre (de) gökte ve yerde nasıl düzen varsa, devlette ve dünyada da aynı şekilde düzen olmalıdır.
BİLGE KAĞAN ABİDESİ'NDE ŞU CÜMLELERE RASTLIYORUZ: “Dokuz Oğuzlar benim milletim idi. Gök ve yerin karışmasından dolayı düşman oldular". Abidenin bir başka yerinde de Bilge Kağan şunları söylemektedir: "DÖRT BUCAKTAKİ BÜTÜN ULUSLARI HEP BARIŞA MECBUR ETTİM VE DÜŞMANLIKTAN
VAZGEÇİRDİM..."(M.Niyazi:172)

Ayrıca Gök Türk yazıtlarında geçen: ”TÜRGİŞ KAĞANI TÜRK’TÜ, KARDEŞİM İDİ; DOKUZ OĞUZ BENİM MİLLETİM İDİ…”,“TÜRK MİLLETİ! ÜSTTE GÖK BASMADIKÇA, ALTTA YAĞIZ YER DELİNMEDİKÇE SENİN İLİNİ- DEVLETİNİ, TÖRENİ KİM BOZABİLİR” ifadeleri bu günkü anlamda çok ileri derecede bir millet ve milliyetçilik anlayışıdır. Bu anlayışa dünya ancak 20. yüzyılda erişebilmiştir.

Çinlilerin çeşitli entrikaları yüzünden Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrılan Gök Türklerin (630-680) bu zaman diliminde bile Türk kültürünü ve Türk Töresi’ni korumak açısından çok önemli örnekler vermişlerdir. Çinliler, Doğu Gök Türk Hakanı İşpara’nın zayıf düşmesini fırsat bilerek, bir takım şartlarla yardım teklifinde bulunurlar. Çinlilerin yardım yapmak için ileri sürdükleri şartlar şunlardı:

“TÜRKLER, DİLLERİNİ, GİYSİLERİNİ, TÖRELERİNİ TERK EDECEKLER; ÇİN DİLİNİ, ÇİN KIYAFETLERİNİ VE ÇİN KIYAFETLERİNİ KABUL EDECEKLERDİ.. KISACASI TÜRKLERİN ÇİNLİLEŞMESİ İSTENİYORDU.”

İşpara Han’ın Çin İmparatoruna verdiği cevap Türk Milliyetçiliği tarihi açısından çok önemlidir:
İlgili cevabı “Pien-i Tien” adlı Çin kaynağından tercüme eden Stanislas Julien’den öğrendiğimize göre İşpara Han Çin İmparatoruna şöyle der:

“OĞLUMU SARAYINIZA GÖNDERİYORUM, SİZE SEMAVİ MENŞEYDEN GELEN ATLARI HER YIL TAKDİM EDECEKTİR. SABAH AKŞAM EMİRLERİNİZİ BEKLEYECEĞİM; FAKAT ELBİSELERİMİZİN ÖNÜNÜ AÇMAYA, DALGALANAN SAÇLARIMIZI ÇÖZMEYE, DİLİMİZİ DEĞİŞTİRMEYE VE SİZİN KANUNLARINIZI KABUL ETMEYE GELİNCE, ÖRF VE ADETLERİMİZ ÇOK ESKİ OLDUĞU İÇİN ONLARI BOZMAYA CESARET EDEMEM. BÜTÜN MİLLETİMİZ DE AYNI KALBE VE DÜŞÜNCEYE SAHİPTİR.” (Prof. O.Turan, T.C.H.M. cilt:1, s:89)
Bu bilgiler Türklerin “Kültür demek millet demektir” bilincine çok eski çağlardan beri sahip olduğunu göstermektedir…

‘’Muharrem Günay Hoca’dan’’


Muharrem Hocamızın bu güzel yazısına bir ilâve yapmak istedim:
"İYİLİK-FAYDALI OLMAK / KÖNİLİK-ADALET / EŞİTLİK / TÜZLÜK-KİŞİLİK VE İNSANİLİK" GİBİ GÜZEL HASLETLERDEN BESLENEREK HAYAT BULAN TÜRK TÖRESİNİ ESAS ALARAK, ‘’TÜRK CİHAN HÂKİMİYETİ’’ İDEALİ İLE HAREKET EDEN TÜRK MİLLETİ, İSLÂM DİNİNİ KABULLENDİKTEN SONRA İSE; ‘’İ’LÂ-YI KELİMETULLAH ÜLKÜSÜ’’ YÂNİ ALLAH’IN KELÂMINI DÜNYAYA DÜZEN KILMAK GAYESİYLE VE SIRF ALLAH CC RIZASI UĞRUNA MÜCADELE ETMİŞ VE BU MÜCADELESİNİ ‘’ YARATILIŞ GAYESİ’’ BİLMİŞTİR…
BURADAN ANLAŞILACAĞI ÜZERE; TÜRK MİLLETİNİN İSLÂM ÖNCESİ VE İSLÂM’I KABULLENMESİ SONRASINDA Kİ HEDEFLERİ BÜYÜK BİR BENZERLİK ARZ ETMEKTEDİR…

Yazdığı DİVAN U LÜGAT’ İT- TÜRK isimli eserinde KAŞGARLI MAHMUD ‘un naklettiği bir Hadis-i kutside ‘’Ulu Allah buyuruyor; ‘’Benim Türk adını verdiğim ve maşrıkta ( Doğuda ) iskân ettiğim bir CUNDULLAH’ım (Askerim) vardır ki; bir yerde bir zulüm, haksızlık görürsem, o Cundullahımı onların üzerlerine gönderirim ‘’
MAİDE SURESİ AYET-54 ‘’Ey iman edenler! İçinizden kim dininden dönerse, Allah müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve zorlu, kendisinin onları seveceği, onlarında kendisini seveceği bir kavim getirir ki; Onlar Allah yolunda savaşılar ve hiçbir kınayanın kınamasından çekinmezler. Bu Allah’ın lütfu inayetidir ki, onu kime dilerse ona verir. Allah ihsanı bol olan, en çok bilendir ‘’
VANİ MEHMET EFENDİ başta olmak üzere, ünlü Kur’ an tefsiri yazarları ve büyük İslam ulemalarından ELMALILI HAMDİ YAZIR, ÖMER NASUHİ BİLMEN, Diyarbakırlı CELAL YILDIRIM HOCA ve daha birçok büyük İSLAM ULEMASI ve TEFSİR YAZARI, MAİDE AYET 54’te geçen milletin Türk milleti olduğunun üzerinde karar kılmışlardır.
MAİDE AYET 54’TE BELİRTİLEN VE ULEMANIN DA, TÜRK MİLLETİNİ İŞARET ETTİĞİNİN ÜZERİNDE HEMFİKİR OLDUKLARI ALTI ÖZELLİK;
1- ALLAH ONLARI SEVER
2- ONLAR DA ALLAH’I SEVERLER
3- MÜMİNLERE KARŞI MÜTAVAZİ
4- KAFİRLERE KARŞI İSE ONURLU VE ZORLU
5- ALLAH YOLUNDA SAVAŞIRLAR
6- KINAYANLARIN KINAMASINDAN ÇEKİNMEZLER….
SÖZÜN BİTTİĞİ YERDE;
ELİN-GÜNÜN PROPAGANDALARINA KANIP, SOYUNU İNKÂRLA SOYSUZLAŞMAK; NE BÜYÜK BİR HAFIZA KAYBIDIR!

HOŞÇA KALIN, İMANLI VE SOYLU KALIN…


andremedo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Deniz Seki ~ Soysuz Şövalyeler [Sözyaşlarım 2011] Miss Alone Türkçe Video Klip 0 12.02.11 23:33
Geleneksel Türk Evlerinde İç Mekanlar - Geleneksel Türk Evleri - Türk Ev Dekorasyon Örnekleri Vav HaL-i Kadın Dünyası 2 16.12.10 01:36
Bakan Çelik: "Maalesef Milliyetçiliği pompalıyorlar" burakveelif Türkiye Gündemi 1 18.07.08 11:03
Kürt Milliyetçiliği de 'eeeeee!' dedirtmedi mi ama? burakveelif Türkiye Gündemi 0 10.03.07 13:44
Soysuz Bir Düş Kızıla Boyalı Saçlar Şiirler 0 06.03.07 18:55


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:02.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.0.6 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2020 DragonByte Technologies Ltd.
ForumTayfa

Arşiv: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 16 22 23 24 25 26 27 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 95 96 97 98 99 100 102 103 104 105 106 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 167 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271


ForumTayfa - Link Değişimi
Telinka İletişim | Voip Ürünleri | Link Değişimine Katılın |

Sitemiz bir forum sitesi olduğundan dolayı, kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. ForumTayfa Yöneticileri mesajları itina ile kontrol etse de, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız [email protected] email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.

Any member of our web site has the right of adding comments instantly without getting permisson due to the forum structure of our site basis. Althought, our site modarators check comments with care, all the responsibilities sourced from these comments directly belong to the members. If you still find any illegal content in our site ( A.buse, H.arassment, S.camming, H.acking, W.arez, C.rack, D.ivx, Mp.3 or any Illegal Activity ), please report us via [email protected] .Your reports will be evaluated as soon as the arrival of your e-mail.