Tekil Mesaj gösterimi
Alt 24.02.21, 22:26   #1 (permalink)
onurluca
Acemi Tayfa
 
onurluca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: May 2012
Mesaj Sayısı: 634
Konu Sayısı: 404
Rep Gücü: 224131
Rep Puanı: 22412152
Rep Derecesi : onurluca 0-10000000onurluca 0-10000000onurluca 0-10000000onurluca 0-10000000onurluca 0-10000000onurluca 0-10000000onurluca 0-10000000onurluca 0-10000000onurluca 0-10000000onurluca 0-10000000onurluca 0-10000000
Ruh Hali:

Standart Sağ ve Sol Nedir? Ne yapmak isterler?





Sağ ve Sol kavramlarının ortaya çıkışı kesin olarak bilinmemesine rağmen, tüm Dünya ülkeleri tarafından kabul gören iki inanış vardır.

1. İnanış:Fransız İhtilali sonrası Ekonomik kuralları düzenlemek için Mecliste toplanan zengin burjuva ile işçi-köylü kesimi arasında anlaşmazlık ve tartışmalar çıkmış, tartışma öncesi karışık oturan gruplar ayrılmış ve;
işçi ve köylüler; Meclisin soluna,
burjuva kesimi ise; sağına oturmuştur.

2. İnanış: Endüstrileşme çağı başlarında İngiltere’de, madenciler ile maden sahipleri arasında anlaşmazlıklar çıkmış,
Avam Kamarası’ndaki milletvekillerin bazıları maden işçilerini,
bazıları ise maden sahiplerini savunmuş,
bu iki grup mecliste de ayrılmış,
işçi destekçileri; meclisin soluna,
patron destekçileri; sağına oturmuştur.

Bu olaylardan sonra sağcı ve solcu kavramları ortaya çıkmıştır.

Bütün Dünya’da, solun çalışanların haklarını savunduğu, sağın ise Sermayenin (Patronun) çıkarını savunduğu bilinir.

Bu nedenledir ki bütün dünyada sol;
hak arama ve çevre eylemleri yapar (çünkü sola göre) çevreyi kirleten, Dünya’yı yaşanmaz hale getiren, patronun daha fazla kazanma hırsı ve (ucuz olması nedeniyle, cam yerine plastik veya pet, daha fazla ürün için hormon ve çeşitli kimyasallar kullanması vb) yapmadığı arıtma tesisleri, vermediği işçi hakları gibi nedenlerdir.


Sol(genel olarak):
Dünya üzerindeki tüm savaşların ve ülke içerisindeki adi suçların (hırsızlık,tecavüz,çocuk kaçırma,gasp,cinayet,mafyalaşma) gibi olayların üç nedenle ortaya çıktığını savunur.


1- Din farkları(Din savaşları veya baskıları)

2- Irk farkları (Aşırı Milliyetçilik)

3- Gelir dağılımı bozukluğu (İnsanların azınlık kısmının trilyonlarla oynarken, emeği ile geçinmeye çalışan çoğunluk kısmının kuru ekmek bulamaması, eğitimin dershanesiz ,özel okulsuz ve özel öğretmensiz imkansız hale gelmesi sonucu okuyamaması, çevresinde gördüğü lüks yaşama, kız ve erkek arkadaşlı sosyal yaşama ve ürünlere ulaşamadığı için, bu koşullara yasa dışı yollarla ulaşma yolunu seçmeleri , ulaşamadığı zengin kesimden intikam alma duygusuyla suça yönelmesidir)

Gelir dağılımının dengeli olduğu ülkelerde suç oranları düşer, Ülkemiz hapishanelerindeki mahkum sayısı 2019 verilerine göre 270 000 civarındadır. Bu sayı ile Avrupa ülkeleri içinde Rusya’dan sonra ikinci sıradadır.


Bu Nedenle SOL:

DİN AYIRIMI YAPMAZ = (Laikliği savunur) Her inançtaki veya inançsızlıktaki insanlara eşit davranır.
IRK AYIRIMI YAPMAZ= Her ırktaki veya renkteki insana eşit davranır.

GELİR DAĞILIMININ DÜZELTİLMESİNİ SAVUNUR= Sosyal devletin, sağlık, eğitim ve (elden geldiğince) temel ihtiyaçları devletin karşılamasını ister. Patron’dan alınan verginin arttırılmasını, elde edilen gelirle çalışanların ücretlerinin ve yaşam kalitesinin arttırılmasını , böylece de gelir dağılımının dengelenmesini ister.


SAĞ (genel olarak 3 gruba ayrılır.)

1-Dinci Sağ :Kendi dininde olanları üstün tutar, diğer dinlere eşit davranmaz, aşağılar.
2- Irkçı (Aşırı Milliyetçi) Sağ= Kendi milletini üstün tutar diğer milletlere eşit davranmaz aşağılar.
3-Liberal Sağ: Hem din, hem de milliyetçilik söylemleri yapsa da, daha çok ekonomi ile ilgilenir, pek dazla din ve milliyetçilikle ilgisi yoktur.


Sağ Ekonomik Olarak:

Serbest piyasa ekonomisinden yanadır. Yani Patronla çalışan ilişkisine karışılmaması taraftarıdır.Gücü yeten yetene bir ekonomiyi savunur.
Bu düzene kapitalizm denir. Kapitalist düzende kime , kaça satarsan sat devlet karışmaz,
İşsizlik arttıkça, patronun karın tokluğuna çalıştıracağı iş gücü de artar.
Patron da sürekli çalışanlarının ücretini ve haklarını kısar, Hak arayan olursa iktidarda olan sağ parti (zaten patrondan yanadır) hak arayan emekçiyi joplatarak susturur. Böylece güçlünün her zaman güçsüzü ezdiği (Kapitalist) bir düzen hüküm sürer.


Sola: Din ayırımı yapmıyor diye, dinci sağ, milliyet ayırımı yapmıyor diye milliyetçi sağ, patronun kârından emekçiye daha fazla pay istediği için de liberal sağ kızar.
Gençlerin sol düşünceye sempati duymasını engelleyebilmek için de (sanki çok kötü şeymiş gibi) kominist suçlaması yapılır.

Oysa;
Komün: Paylaşmak,
Komünist: Paylaşmak taraftarı demektir.

Sermaye kesimi sağı savunduğu için medya ve para desteği sağdadır. Bütün imkanları ile solu karalayarak, sağ partilerin seçilmesini sağlarlar. (sürekli sağ iktidar seçildiği için) Yasaları da solu konuşturmayacak, engelleyip cezalandıracak şekilde çıkarırlar. Bu nedenledir ki, solun yapacağı (hemen her) miting veya konuşma yasadışı ilan edilir.

Ülkemiz çok partili döneme geçtiğimiz 1950’den günümüze 70 yılın 60 yılını, Son 30 yılın da 28 yılını sağ partilerce yönetilmiş, (sürekli) solun iflas ettiği, artık partiler arasında fark kalmadığı yalanı empoze edilmiş, parti fikri önemli olmayıp lider önemlidir gibi imaj yaratılmıştır.

Bilinçsiz bir çok vatandaş Erdoğan’a (diğer liderlerden) daha karizmatik, heybetli, hitabet yeteneği ve ( tok ve kendine güvenen) ses tonu nedeniyle oy vermiştir, veriyor.
Oysa AKP ,dini yönü ağır basan bir sağ partidir, ne yapacağı veya yapmak istediği baştan bellidir. Bu nedenle lidere oy verilmesi yanlıştır. Her partinin (sağ veya sol) bir doktrini vardır baştaki kim olursa olsun fark etmez. Halk yanıltılmış, sanki başbakan değil, pehlivan veya manken seçiyoruz duygusu yaratılmıştır.

İlk bakışta, küçük bir çocuk bile sağ ile solu karşılaştırınca, hangisinin daha insanca bir yönetim istediğini anlar.

Bu nedenle 1980 Askeri darbesi öncesi sol sempatizanı gençlik , sağ sempatizanı gençlikten kat ve kat fazlaydı. Halk arasında ise sağ ve sol oylar birbirine çok yakındı. Çok az bir oranda sağ oylar fazlaydı.( %45 sol, %55 sağ gibi) (Amerika destekli sağ bir darbe olan) 1980 Askeri darbesi ülkemizdeki solu ezdi, tutuklamalar idamlarla, sağın önünü açtı.

Bugün bile anasınıflarından başlayarak, din ve milliyetçilik (sağ) propagandası yapılır ama sol’un anlatılmasına ,tanıtılmasına kesinlikle izin verilmez, sadece üniversite ortamı nispeten daha baskısız olduğu için gençler üniversite de sol ile tanışır.

Bu nedenledir ki eğitim seviyesi yüksek kesim içinde sol görüşlüler fazladır.
Diğer bir deyişle, sol görüşlülerin çoğunluğu yüksek tahsillidir.

Amerikancı, dinci ve Ülkücü gruplarca; Sol gençliği daha da yıpratabilmek için PKK’nın yaptığı saldırılar sola maledilmiş, sol kesim karalanmış, gözden düşürülmüştür,


Oysa PKK, Amerika tarafından kurulmuş ve desteklenmiş , Kürt milliyetçiliği yapan (şövenist) Amerikan maşası bir terör örgütüdür.

Sol’un, Milliyetçiliği öne çıkaran ve aynı zamanda Amerika çıkarı için ülkemizi bölmeye çalışan Amerikancı bir örgütü (PKK) DESTEKLEMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.

PKK’ Amerika , desteğiyle kurulmuş, Amerika tarafından silahlandırılmış, Amerika’nın Orta Doğu’yu ele geçirmek için uygulamaya koyduğu BOP PROJESİ İÇİN ÇALIŞAN TAŞERON BİR TERÖR ÖRGÜTÜDÜR.

PKK sorunu, terörist öldürmekle bitirilecek bir konu değildir. Eğer öyle olsaydı 40 yıldır binlerce terörist öldürülerek TRT kanallarında sergilendiği halde neden bitmedi?
PKK ekonomik desteği ve silah yardımı yapan ülkelere cephe almadıkça , ekonomik ve cephane desteği kesilmedikçe bitmez..

PKK; Türkiye’nin ekonomik ve siyasal olarak güçlenmesini, bölgede söz sahibi olmasını istemeyen başta Amerika, Ermenistan ve İsrail olmak üzere, Avrupa ülkelerince de desteklenen bir terör örgütüdür.

Hiçbir örgüt arkasında bir devlet desteği olmadan , Dünya’nın en güçlü ordularından olan; Türk Silahlı Kuvvetleri karşısında 40 yıldır direnemez.

40 yıldır süren bu terörist saldırısının para kaynağı nereden gelmektedir, Parasal kaynak uyuşturucu veya gasp yoluyla bulunduğu iddia edilse bile, silah ve cephanesini nereden karşılamaktadır?

Böylesine ağır silahlar tarlalarda yetişmeyeceğine göre kimler , hangi ülkeler PKK’ye silah sağlamaktadır?
PKK sızmalarının Kuzey Irak’tan ’tan olduğu ve Irak’ta bir çok PKK kampı olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Peki Kuzey Irak kimin yönetimindedir? Cevap: Talabani, Barzani

İran: PKK’nın bir kolu olan KCAK bu bölgede İran ile çatışma halindedir, oradan silah sağlayamaz,
Suriye: Esad geçmişte PKK kamplarına izin vermiş olsa da, Irak’ın bölünmesini gördükten sonra, ülkesinin Kürt gruplarca bölünmesini istemediği için PKK ve Kürt terör gruplarına karşıdır. Bu nedenle silahı Suriyeden’den de sağlayamaz.
Silahın sağlanabileceği tek ülke Irak’tır, Irak Amerika’nın kontrolündedir. PKK’ye silah ve ekonomik destek Amerika tarafından sağlanmaktadır..
Geçmiş hükümetlerin bu durumu bilmemeleri mümkün değil. Hatta 90 lı yıllarda Amerikan uçaklarından paraşüt ile PKK teröristlerine silah ve yiyecek atıldığı TSK tarafından kanıtlanmıştı. Amerika yanlışlıkla olduğunu söylemekle yetinmişti.
Ülkemiz 1950 Menderes dönemiyle birlikte NATO’ya katılmamız, dış borç almamız, TSK silah ihtiyacını Amerika’dan karşılamamız nedeniyle Amerika’ya bağımlı hale gelmiştir.
Amerika’ya karşı çıkıldığı zaman gerek silah sağlamada, gerek borç konusunda, gerekse Ortadoğu petrolünün büyük kısmı Amerikan şirketlerinin elinde olması nedeniyle Amerika, yedek parça ve petrol satışını kesmekte, dış borcu yeni borçlarla kapatan ülkemizin yeni borç bulmasını zorlaştırarak yokluklar ve kıtlıklar yaratmaktadır.

2000’li yılardaki DSP-MHP-ANAP Hükümeti Amerika’nın PKK desteğine isyan ederek Mehmetçik’in Kuzey Irak’a girerek PKK kamplarını yıkmak, desteğini kesmek için Kuzey Irak’a harekat düzenlemek istemiş Amerika buna karşı çıkınca , hem Ecevit, hem de Bahçeli, (üstü kapalı olarak) Amerika’yı suçlamışlar.:
‘’Kuzey Irak’ta bıçak kemiğe dayandı. Dünya üzerinde dengeler bozulur, yeni dengeler kurulur.’’ Benzeri konuşmalar yaparak, Amerika’dan uzaklaşıp, Rusya ve Çin ile ilişkilerimizi geliştirebileceğimiz vurgulanmıştır.
Bunun üzerine Amerika tarafından, ülkemizde kriz yaratılmış, DSP-MHP-ANAP hükümeti yıkılmış, yapılan seçimde AKP iktidar olmuş, DSP-MHP-ANAP hükümeti zamanında karalaştırıldığı gibi Kuzey Irak’a giren Mehmetçik’in geri çekilmesi için Amerika Başkanı Bush sert bir ifade ile; Türk Askerinin Kuzey Irak’tan derhal çekilmesini istemiştir.

Muhalefetin PKK bitmeden çekilme olmamasını istememesine rağmen Ordumuz geri çekilmiş, Kuzey Irak’ın iç kısımlarına girmiş olan kahraman subaylarımız Amerikan askerlerince esir alınmak istenmiş, Türkiye’den Amerikan askerlerine karşı konulmaması istendiği için karşı koymamışlar, başlarına çuval geçirilerek Türk Askerinin onuruyla oynanmıştır. 'Türk askerine ÇUVAL' GELİYORUM demiş | Haber5.com - Gerçek ve Özgürlükçü

Anlaşılacağı gibi, Türkiye’de Amerikancı bir politika izlenince, Amerika destek olmakta, borca ve 80 yıllık birikimlerin (fabrika, liman, maden, kurum, kuruluş, banka,işletme, arazi vb)satılması ile elde edilen gelirle miras yedi politikası uygulanmakta ve sanal bir bolluk yaşanmaktadır.

Amerika’ya karşı gelinince yokluklar ve kıtlıklar yaratılarak hükümetler düşürülmektedir.
( Bataklık kurutulmadıkça, Sivrisinekler öldürülmeyle bitmez.) Öldürdükçe yeni sivrisinekler gelir. Bataklık Kuzey Irak yönetimi ve AMERİKA’dır.



Konu onurluca tarafından (24.02.21 Saat 22:37 ) değiştirilmiştir.
onurluca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla