ForumTayfa

ForumTayfa (http://www.forumtayfa.net/index.php)
-   Komik Yazılar ve Fıkralar (http://www.forumtayfa.net/komik-yazilar-ve-fikralar/)
-   -   AH TEMEL AH (Temel'den Fıkralar) (http://www.forumtayfa.net/komik-yazilar-ve-fikralar/231043-ah-temel-ah-temelden-fikralar.html)

mediter 24.07.13 20:30

AH TEMEL AH (Temel'den Fıkralar)
 
İYİ SAATTE OLSUNLAR

Temel, karanlık ve fırtınalı bir gecede otostop çekmektedir. Yağmur o kadar şiddetlidir ki, bir metre ilerisi zor görülmektedir. Temel, yaklaşan bir otomobilin farını güçlükle fark eder, otomobil bizimkinin önünde biraz duraklar gibi olunca kendini arabaya atar ve hemen kapıyı kapatır, önüne döndüğü anda irkilir.


Direksiyonda kimse yoktur! Araba, çalışmadığı halde, yavaşça hareket etmeye başlar. Temel tırsar, korku içinde titremeye başlar, ileride bir viraj vardır, araba uçuruma doğru gitmektedir. Bir taraftan ağlarken, diğer taraftan da dua etmeye başlar... Uçuruma gelmek üzereyken, direksiyonda bir elin belirdiğini ve arabanın virajı döndüğünü görür.


Kafayı sıyırmak üzeredir, sonraki birkaç virajda da aynı el arabayı yönlendirir! Temel bütün cesaretini toplayıp ani bir hareketle kapıyı açar ve kendini arabadan dışarı atıp, en yakın ışıklara doğru koşmaya başlar.


Köye girdiğinde hala zangır zangır titremektedir. Hemen köy kahvesine dalar ve kahvedekilere anlaşılmaz seslerle başından geçenleri anlatmaya başlar.


Ortalığı bir sessizlik kaplar...


Bir süre kadar sonra, yağmurdan iyice ıslanmış, sanki çamura bulanmış iki kişi, nefes nefese kahveye girer.


Girenlerden biri Temel’i görür görmez yanındakine döner ve şöyle der:


"Aha bak! Bozulan arabamızı iterken binen kazma buydu!"::50::

************************************************** ************************************************** *****

AÇ GÖZÜNÜ TEMEL

Temel ve Fadime çadırlarını alarak tatile çıkarlar. Hava kararınca uygun gördükleri alanlarda çadırlarını kurup, geceyi geçirdikten sonra sabah yollarına devam ederler.


Tatillerinin üçüncü gününde yine bir korulukta çadırlarını kurarak uykuya dalarlar.


Bir kac saat sonra Fadime uyanır ve Temel’i de uyandırır.

Temel uyku sersemidir, güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır:

-‘’Ne var ula, Fadime? diye sorar.

Fadime:


-‘’Yukarı bak ve baga ne cördüğünü söyle.’’


Temel gökyüzüne bakar ve cevap verir:

- Bunun için mi uyandırdın beni? Baktım işte. Bir sürü cıldız görüyorum,ışıl ışıl parlayan milyonlarca cıldız. Yat ula!

Fadime tekrar sorar:

-‘’ Peki, bu sana neyi gösteriy?’’


Artık iyice uykusu kaçan Temel sinirlenir ve öfkeli öfkeli konuşmaya başlar:

-‘’Neyi mi cösteriy? İnanç olarak; Allah’in kudretini ve cendimin kainatta bir toz parçası olduğumu, acizliğimizi görüyorum.’’

‘’Felsefi olarak; evrenin sonsuzlugunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi cöroyrum.’’

‘’Astronomik olarak galaksilerin,cıldızların, gezegenlerin varlığını cöroyrum.’’

‘’Yıldızların konumuna bakarak saatin sabahın 3’ü olduğunu cöroyrum.’’

‘’Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını cöroyrum.’’

-‘’Aha da cevap verdim, memnun kaldın mı şindi? Ya sen ne cöroysun, sağa ne yi cösteriy?’’

-‘’Ula cerizekalııı, üzerimizde çadır yoktir,çadırımızı çalmışlar....!! ::23::

(Bu fıkralar, tarafımdan derlenmiş ve kendi tümcelerimle kaleme alınmıştır.)

Mediter

mediter 31.08.13 11:02

Cevap: AH TEMEL AH (Temel'den Fıkralar)
 
TEMEL'İN DİLEĞİ

Temel’in çalıştığı yolcu gemisi okyanusta batmış.(Batmasına Temel’in yol açtığı söylense de konumuz dışı olduğu için bu konuyu es geçeceğim.)

Neyse efendim Temel iyi yüzücü, günlerce yüzdükten sonra küçük bir adaya (yarı baygın) kendini atmış.

Birkaç saat arayla, aynı gemide yolculuk yapan bir İngiliz ve bir Fransız da güçlükle adanın kumsalına çıkmışlar.

Yanlarında ne bir ateş ne de medeni dünyaya ait bir araç yokmuş.

Gemi rotalarından uzak bu küçük ıssız adada, tek içecekleri birkaç ayda bir yağan yağmur sularını depoladıkları ( kumsala oluşturup, içini yapraklarla sızdırmazlık sağlamaya çalıştıkları) su kuyularıymış. Bu kuyulardaki su tükenince de, kumsalda derin çukurlar kazıp, denizin tuzlu suyunun (bir nebze olsun) süzülerek bu kuyulara dolmasını bekliyorlar, bir sonraki yağmura kadar bu yarı tuzlu suyu içiyorlarmış.

Yiyecek olarak ta, adadaki tek ağaç olan hindistan cevizinin meyvelerini, denizden elde edebildikleri küçük canlıları, kazayla yolu adaya düşen deniz kaplumbağalarını yiyerek yaşama tutunmaya gayret ediyorlarmış.

İlk birkaç yılı, umutla ufka ve gökyüzüne bakarak ya bir gemi veya bir uçağın yolunu gözleseler de, daha sonraları kurtarılmaktan umutlarını kesmişler ve Dünya’nın unuttuğu bu küçük adada, Robinsonvari çileli yaşamlarına yıllarca devam etmişler.

Derken bir gün, dalgaların yosun tutmuş ilginç bir şişeyi kumsala attığını görmüşler.

Bu ıssız adada yıllardır , modern dünyaya ait gördükleri tek araçmış bu şişe, sevinç ve merakla önce şişeye, daha sonra birbirlerine şaşkın gözlerle bakmışlar.

İçinde belki bir damla şarap ümidiyle şişeye doğru koşmuşlar.

Şişeye ilk yetişen Fransız şişeyi alıp çalkalamış, ses yok, Güneş’e kaldırıp bakmış, yosundan içi görünmez…

Heyecanla mantarından tutmuş, soran gözlerle Temel’e ve İngiliz arkadaşına bakmış, onların başlarıyla ‘’Aç!’’ onayını alınca, heyecandan titreyen elleriyle şişenin mantarını aralamasıyla, şişeden (hindistan cevizi ağacının boyunca) bir dumanın yükselmesi bir olmuş.

Öylesine boş bulunup irkilmişler ki, hepsi sırt üstü düşmüş. Sırt üstü düştükleri kumlardan yukarı bakınca, neredeyse tüm gökyüzünü kaplamış gibi görünen devasa bir cin ile karşılaşmışlar.

Gök gürültüsünü andıran sesle kendilerinden geçmeden önce duydukları son sözcükler şunlar olmuş:

‘’-Ben bir cinim!

Binlerce yıldır bu şişede tutsaktım.
Beni kurtardığınız için sizlere birer dilek dileme hakkı veriyorum!
Dileğiniz her ne olursa olsun yerine getirilecektir!

Bizimkiler uzunca bir süre baygın yattıktan sonra kendilerine gelince görmüşler ki, olay gerçek, cin elleri göğsünde emir beklemede, ama hepsini de almış bir düşünce,
’’Ne dilesem?
Para, Altın. Olmaz o zaman adada kalırız, adada para, altın,mal ne işimize yarar?

Cin sabırsızlanmış:

-‘’Hadi acele edin!’’


Fransız atılmış:

-Tamam ben kararımı verdim. Şu an Paris’te, Eyfel kulesindeki barda viski içiyor olmak istiyorum.’’


Demesiyle yok olmuş.

Fransız’ın gittiğini gören İngiliz hemen atlayarak:

-Karımın ve çocuklarımın yanında olmak, Londra’daki evimizde olmak istiyorum!’’
demesiyle İngiliz de yok olmuş.

Sıra Temel’e gelmiş ama Temel çok şaşkın, çevresine şöyle bir bakınmış:

-Ha burasi da çok sessüz oldu da! Arkadaşlarim geri gelsin!...


Demiş mi Temel?
Demiş tabi!
Temel bu! Arkadaşlarını özlemiş zaarr!




(Bu fıkralar, tarafımdan derlenmiş ve kendi tümcelerimle kaleme alınmıştır.)

Mediter

mediter 21.09.13 15:56

Cevap: AH TEMEL AH (Temel'den Fıkralar)
 
TEMEL VE PAPAĞAN
İstanbul’da bir lokantacı iş yerinde papağan besliyor ve papağan yumurtası diyerek yüksek fiyatta çeşitli kuş yumurtalarını satarak dolandırıcılık yapıyormuş.
Temel,in yolu iş için geldiği İstanbul’da bu lokantaya düşmüş. Lokantanın girişindeki papağan , Temel yanından geçerken başlamış konuşmaya:

-Hoş geldiniz Efendim, çok yakışıklısınız, Ne güçlü kaslarınız var? Gibi gurur okşayıcı laflar söylemiş.

Temel’in övülmek çok hoşuna gitmiş. Şişindikçe şişinmiş.

Lokantadan çıkarken:

-‘’Ula dayu, bu kuş kaç paraysa verun alayım.’’demiş.

Lokantacı, bir yolunacak kaz daha geldi diye avuçlarını avuşturmuş:

-‘’Bu kuşun adı papağandır, çok değerlidir. Satılık değil’’ demiş.

Temel bu, vaz geçer mi?:

-‘’Ula kaç paraysa vereceum da!’’demiş.

Lokantacı:

-‘’Papağan satılık değil , istersen yumurtasını satayım ama yumurtası da çok pahalıdır.’’ demiş.

Temel köyde Dursun’a hava atacağını düşünerek , yüklü miktarda para vererek üç yumurta almış.

Lokantacı Temel gittikten sonra,bir taraftan parayı sayarken bir taraftan da:

-‘’Ne aptal adamlar var! Ne aptal adamlar var!’’ diyormuş. Papağan dikkatle dinlediği bu sözleri ezberlemiş.

Temel köye götürdüğü yumurtaları tavuğun altına koymuş, birinden karga, birinden serçe, birinden de güvercin çıkmış.

Aradan birkaç yıl geçmiş. Temel’in yolu İstanbul’a ve aynı lokantaya düşmüş.

Lokantanın girişinde Papağan Temel’i görürgörmez başlamış:

-Ne aptal adamlar var! Ne aptal adamlar var!’
’diye bağırmaya.

Temel çok bozulmuş, papağana yaklaşmış ve:

-Kes sesini ula ! Ben de senin kimlerle fingirdeştiğini biliyrum, çeneni kapatmazusan vallahi herceze söylerim.’’
demiş.::16::



BÖYLE OLUR TEMEL'İN KAZASI


Temel kullandığı kamyon ile 10 kişiyi ezmiş ve hakim karşısına çıkarmışlar.

Hakim sormuş:
-Anlat bakalım kaza nasıl oldu?

Temel, başlamış heyecanlı heyecanlı anlatmaya:
-Kamyonumla hamsi taşıydım, yokuş aşağı sallandum. Firenüm patlamasın mı?

-Eeeee! Demiş hakim.

-Araba başını almış cidiyi, durdurmanın mümkünati yohtur. Yolun sağı duvar, solu duvar. Cendüme dedim ki , Ula Temel bu arabayu ancak duvara sürterek durdurabilirsün.

-Doğru düşünmüşsün. Demiş hakim.

-Baktım ki, acep hangi taraftaki duvara vursam, sağ kaldırıma baktım, 9 kişi yüriy, sol kaldırıma baktım 1 kişi yüriy.

Hakim meraklanmış:
-Eee! Ne yaptın?

-Dedim ki cendüme, ula Temel, sağ kaldırıma vursan 9 kişiyi ezecen, sol kaldırıma vursan 1 kişiyi, acele bir karar ver!

Hakim:
-Oğlum, madem ki başka çıkar yol yok, sola kırıp tek kişiyi ezseydin ya !

Temel:
-Ben de öyle captım hacim bey!

Hakim öfkelenmiş:
- Oğlum tek kişinin yürüdüğü sola kırdığını söylüyorsun, 10 kişiyi nasıl ezdin?

Temel :
-Ben solda yürüyen adami ezmeyi kafaya coydum ya!

Hakim merakla:

-Eeeee, anladık?

- Kırdım direksiyonu sola, cideyrum adamin üstüne üstüne, derken adam birden sağ kaldirima kaçmasin mi?

Ben o adami cözden çikarmişım bi kere, adamin peşinden ben de kirdim direksiyonu sağa…::29::


(Bu fıkralar, tarafımdan derlenmiş ve kendi tümcelerimle kaleme alınmıştır.)

Mediter

mediter 26.10.13 15:45

Cevap: AH TEMEL AH (Temel'den Fıkralar)
 
NERDEN CELİYSUN
Dursun askerde paraşütcüymüş. Bir gün uçaktan paraşütle atlamış, hızla aşağı doğru düşerken, aşağıdan yukarı doğru Temel’in hızla geldiğini görmüş.
Temel sormuş:
-Ula Dursun nerden celeysun?
Dursun cevap vermiş:
-Uçaktan celeyrum, uşağum sen nerden celeysun:
Temel cevap vermiş:
-Cephanelikteki cigara molasından...::9::

TEMEL BU KURTARIR
Temel köye yaklaşırken,bir bahçede toplanan kalabalığı görmüş.
Merak edip sormuş:
-Ula uşağım noliy burda?
-Dursun kavakları budamak için ağaca çıkmış, şimdi aşağı inemiyor. Demişler.
Temel gülmüş:
-Çok kolay ben onu hemencecük indirirüm. demiş.


Varmış ağacın dibine, bakmış yukarı. Dursun 15-20 metre yukarıda, sarılmış ağaca korku ile titremekte...
-Bana uzunca bir halat bulin. Demiş.
Hemen bir koşu halat getirip vermişler.
Temel halatın bir ucunu Dursun’a atmış:
-Beline sıkıca bağlayasun! demiş.
Dursun halatın bir ucunu beline bağlamış, Temel yerdekileri yanına çağırmış ve:
-Uşaklar şimci, halatın bu ucundan hep pirlkte çekeceğüz. Demiş ve çekmişler.::9::
Dursun büyük bir hızla ağaçtan düşmüş, etraftakiler Temel’e:
-Ula öldürdün adami! diye çıkışmışlar.
Temel:
-Uzun etmeyin da! Esciden birisinü böyle kurtarmıştuk ama kuyudan mıydı, ağaçtan mıydı hatırlamayrum! demiş.::50::


(Bu fıkralar, tarafımdan derlenmiş ve kendi tümcelerimle kaleme alınmıştır.)

Mediter

mediter 12.11.13 23:54

Cevap: AH TEMEL AH (Temel'den Fıkralar)
 
BİRALAR TEMEL'DEN

Temel neşe içinde bir bara gidererek barmene seslenir:

— Hey barmen ! Herkese benden bir bira!
Bardakilere biralarını veren barmen[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] hesabı biraz daha kabartmak ümidiyle Temel’e sorar :
-Ben de içebilir miyim abi?

Temel:
-İç tabii! Der.
Biralar içilir[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] barmen hesabı getirince anlaşılır ki[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] Temel’de para yok. Tabi Temel temiz bir sopa yedikten sonra bardan atılır.

Ertesi gün[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] Temel yine barın kapısında görünür ve içeri seslenir:
— Hey barmen ! Herkese benden bir bira!

Barmen hayretle ve şüpheyle Temel’e bakar:
- ‘’Daha dün sopa attım[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] bu adam manyak değil ya! Bu kez mutlaka paralı gelmiştir.’’ Diye düşünmüş ve biraları verdikten sonra sormuş:

-Ben de içebilir miyim abi?
Temel[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] barmene bir müddet kuşkuyla bakmış ve:
-İç bakalım! Demiş.

Hesap ödeme zamanı gelince [Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] yine para yok ama ağız burun dağıtmasına sopa ve dışarı atılmak var.

Temel birkaç gün ortalıklarda görünmemiş ama yine bir gün barın kapısından içeri haykırmış:
— Hey barmen ! Herkese benden bir bira!

Barmen bir taraftan Temel’e dik dik bakarken[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] bir taraftan da düşünüyormuş:

-‘’Bu adama iki kez sopa attım[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] bu adam bu kadar da akılsız olamaz! Bu kez mutlaka paralı gelmiştir. Aklınca bu kez paraları ödeyecek ve beni mahcup edecek.Hiç olmazsa ben de birkaç bira içeyim de hesap kabarsın[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] zararımı çıkarayım.’’ Diye düşünmüş ve herkese biraları verdikten sonra sormuş:
-Ben de içebilir miyim abi?

Temel[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] adamın yüzüne kuşkuyla bir süre baktıktan sonra:

-Sana bira yok[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] sen içince sapıtıyorsun. Demiş.:43:


************************************************** *******

TEMEL HAKLI

Temel[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] akşam evinde otururken telefon çalar. Telefona bakan Fadime[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] kısa bir konuşmadan sonra telefonu kapatıp Temel'e seslenir:

-Ula Temel! Dursun’un karısı ölmiş[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] seni cenazeye çağırıy!

Temel üzgün ve kırgın bir sesle:
-Bu cefer gitmem!

-Olur mu Temel? O senin en iyi arkadaşın.
Temel biraz düşünmüş:

-Adam[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir.Kayıt Olmak İçin Tıklayınız...] üçüncü kez karısının cenazesine çağırıy Fadime. Ben onu defacuk bile davet edemedim. Ne yüzle cideceğum da?:43:



(Bu fıkralar, tarafımdan derlenmiş ve kendi tümcelerimle kaleme alınmıştır.)

Mediter

mediter 22.11.13 00:56

Cevap: AH TEMEL AH (Temel'den Fıkralar)
 
TEMEL'İN KOYUNU





(Bu fıkra, tarafımdan derlenmiş, kendi tümcelerimle kaleme alınmış ve videolaştırılmıştır.)


mediter 27.11.13 00:24

Cevap: AH TEMEL AH (Temel'den Fıkralar)
 
GICIK KAPMIŞ


Temel, yanındaki Dursun'a;

-Ula Dursun, şu uşağı çöroy musun? Aha ona çok gıcığım, bir gün çeberteceğim itü!, demiş.

Dursun,Temel'in gösterdiği tarafa bakınca, beş kişinin yoldan geçmekte olduğunu görmüş ve merakla sormuş:

-Hangisidur da?

Temel, belinden tabancasını çekmiş, dan! dan! dan! dan!:

-Aha işte! Ayakta kalan ittur!:43:


(Bu fıkralar, tarafımdan derlenmiş ve kendi tümcelerimle kaleme alınmıştır.)

Mediter


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:52.

Powered by vBulletin® Version 3.8.0
Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.0.6 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2021 DragonByte Technologies Ltd.
ForumTayfa